Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr


İşte hocamı buldum
11.03.2012

Atpazarlı Osmân Fadlı Efendi "rahmetullahi aleyh" gençliğinde ilmi ve âlimleri öven bir şiirden etkilenip ilim tahsîli için İstanbul'a geldi ve Zâkirzâde Abdullah Efendiye gitti.
Huzuruna girdi.
Onu çok sevdi.
Ve kalbinden; "İşte hocamı buldum!" dedi. Hocası da Onu görünce; "İşte hakîkî bir talebe" diye geçirdi içinden.

EMRİNİZ NEDİR?

Bir gün Zâkirzâde Efendi, talebelerinden şahsî bir işinin yapılmasını istedi. Ancak talebeler isteksizlik gösterdiler. Seyyid Osmân ise çok heyecanlandı.
Huzura vardı.
Ve hocasına;
"Sultânım! Emriniz ne ise derhal yerine getireyim" dedi. Zâkirzâde; "Ama senin dersin vardır" deyince; "Şerefli hizmetinizde bulunmayı, herşeye tercih ederim" dedi.
Cevabı beğendi.
Çok hoşuna gitti.
Ve bütün kalbiyle; "Ey çelebi! Allahü tealâ sana, önce ve sonra gelenlerin ilimlerini nasîb eylesin" diye duâ etti. Seyyid Osmân bu duâya çok sevindi.
Memnun oldu.
Arkadaşlarına;
"Bu duâ bereketiyle bir gecede bütün ilimler kalbime girdi. Bilmediğim ilim kalmadı" dedi. Zâkirzâde Efendi, Seyyid Osmân'a îcâzet vermek istedi.
Kendisini çağırdı.
Bunu Ona söyledi.
Osmân Fadlı; "Sultânım! Hizmetinizden bir an ayrılmak istemiyorum" dediyse de, o gece rüyâsında; "Hocan ne diyorsa, kabul et!" denildi.
Korkuyla uyandı.
Hatâsını anladı.
"Talebenin vazîfesi, hocasına peki demektir" dedi ve huzuruna gidip; "Emriniz başım gözüm üstüne" dedi ve icâzeti aldı.


www.gonulsultanlari.com