Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr
Âyet-i kerîme ile medhedildi
7.09.2012
Hazret-i Âişe "radıyallahü anhâ" müctehid idi. Bütün İslâm ilimlerinde çok büyük derecesi vardı. Bilhassa kadınlara dâir fıkhî hükümler kendisinden sorulurdu. O, hem müminlerin annesi, hem de dinlerini öğrenecekleri bir müftî idi.
Ve müctehide idi.
Hakkında vahiy indi.
Meth-ü senâ edildi.
Âlim, edîb ve akıllı idi.
Çok fasîh ve belîğ konuşurdu.
Âlimlerin çoğuna göre, fıkh bilgilerinin dörtte birini Hazret-i Âişe haber vermiştir.
Hadîs-i şerîfle övüldü.
Bir hadîs-i şerîfte;
"Dîninizin üçte birini Humeyrâdan öğreniniz!" buyuruldu.
Resûhullah "sallallahü aleyhi ve sellem", Hazret-i Âişe'yi çok sevdiği için, ona "Humeyrâ" derdi.
Urvetübni Zübeyr
"radıyallahü anh"
Onun hakkında;
"Kur'ân-ı kerîmin mânâsını, halâl ve haramı, Arab şiirlerini ve neseb ilmini, Hazret-i Âişe'den daha çok bilen kimse görmedim" buyurmuştur
Eshâbı kirâm, Resûlullah Efendimize bir hediye düşünselerdi, onu Hazret-i Âişe'nin evinde getirip, böylece Resûlullahın sevgisini kazanmaya yarışırlardı.
Diğer zevceleri;
"Eshâbına emr buyur. Hediyye getirmek isteyen, hangi zevce yanında iseniz, oraya getirsin!" dediler.
Resûlullah üzüldü.
Ve o zevcelere;
"Beni, Âişe hakkında incitmeyiniz! Cebrâil bana, yalnız Âişe'nin yanında iken geldi" buyurdular.
O vakit pişmân oldular.
Tövbe ve afv dilediler.
www.gonulsultanlari.com