Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr


Çok mütevazıydı
14.11.2013

Tabiinin büyüklerinden Kasım bin Muhammed (rahmetullahi aleyh), çok mütevazı, alçak gönüllüydü.
Bir gün bir köylü geldi.
Huzuruna girdi.
Ve "Sen mi daha çok biliyorsun, Salim bin Abdullah mı?" diye sordu.
● ● ●
O da cevaben:
"Salim çok iyidir” dedi.
Ve ayrılıp gitti.
Bir zat bu konuda:
"O benden çok bilir deyip yalan söylemeyi, yahut ben ondan çok bilirim diyerek kendisini üstün göstermeyi istemedi” demiştir.
● ● ●
Kasım bin Muhammed hazretleri şöyle anlatıyor:
“Resulullah Efendimizin Eshabından birisinin gözleri âmâ/kör oldu.
Ziyarete gittiler.
Sebebini sordular.
O da cevaben:
‘Ben, bu gözlerle Sevgili Peygamberimizin güzel yüzünü görmekle şerefleniyordum. O şimdi yok. Allah'a yemin ederim ki Yemen'de, Tübale beldesinin geyiklerinden birinin güzel gözlerini verseler, artık istemem’ dedi.”
● ● ●
Kasım bin Muhammed hazretleri diyor ki: “Bir gün halam Hazret-i Âişe'ye ‘Ey Ana! Bana Efendimizin kabrini aç!’ dedim.
‘Peki açayım’ dedi.
Hücre-i Saadeti açtı.
Üç kabir gördüm.
Pek yüksek değillerdi.
Yerle beraber de değillerdi.
Efendimizin kabr-i şerifi hepsinden ilerdeydi. Hazret-i Sıddık'ın başı, Fahr-i Kâinat’ın mübarek sırtı hizasında, Hazret-i Ömer'in başı, Resulullah’ın ayağı hizasındaydı.”


www.gonulsultanlari.com