Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr


Sen bunun için yaratılmadın!
14.02.2009

Abdülkadir-i Geylani hazretleri kuddise sirruh, çocukken tarlada öküzün kuyruğundan tutunmuş gidiyordu ki, hayvan dile gelip;
- Ey Abdülkadir! Sen bunun için yaratılmadın! diye seslendi.

Korktu ve koşarak eve geldi.
- Anneciğim! İzin verirsen, Bağdata gideceğim.

- Neden oğlum?
- İlim tahsil edeceğim.

Annesi;
- Çok iyi olur, dedi.

Ve koltuğunun altına "kırk altın" dikip;
- Haydi yolun açık olsun, dedi. Allaha emanet ol ve sakın yalan söyleme!

Abdülkadir;
- Peki anneciğim, deyip katıldı bir kervana.

Az sonra eşkıyalar kestiler önlerini.
Ve kervanda kimin nesi varsa gasbettiler.

Sıra Abdülkadire gelince eşkıya sordu:
- Senin neyin var çocuk?
- Kırk altınım var.

- Ya, nerde peki?
- Koltuğumun altında dikili.

Adam koştu reislerine:
- Reis! Bir çocuk, kırk altını olduğunu söylüyor.

Reis gelip, sordu merakla:
- Ey çocuk, kırk altının varmış, doğru mu?
- Evet efendim, doğru.

- Nerde peki?
- Koltuğumun altında dikili.

Söylediği yeri söküp, altınları buldular.
Reis sordu:

- Çocuk, niçin doğruyu söyledin? Demeseydin, biz bulamazdık.
- Anneme söz vermiştim efendim.

- Ne söz vermiştin?
- Hiç yalan söylemeyeceğim, diye.

- İyi ama, kaybettin altınları.
- Olsun efendim. Birkaç altın için anneme verdiğim sözden dönmeye değer mi?

Reis başladı ağlamaya.
- Eyvaah! Ben de Rabbime söz vermiştim. Ona kulluk yapacaktım. Ama bunca yıldır eşkıyalık yaptım, dedi.

Oracıkta tövbe etti.
Adamları da onu görüp tövbe ettiler.
Aldıkları malları iade edip, eşkıyalığı terkettiler.


www.gonulsultanlari.com