Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr


Beyaz atı var mıydı?
13.01.2010

Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin oğlu Abdülhadi şöyle anlatıyor:

Ben Anadolu'ya gittiğimde, Sultan Muhammed Han'ın oğlu Bayezid Han
Osmanlı devletinde padişahtı.
Beni misafir etti.

Sohbet esnasında;
- Ey Abdülhadi! Babanızın şemaili şöyle şöyle miydi? Beyaz bir atı var mıydı? diye sordu.

Ben de;
- Evet, babamın şemaili aynen dediğiniz gibiydi, beyaz atı da vardı, dedim.

Sultan bana dönüp;
- Babam Fatih sultan Muhammed Handan dinledim.

Şöyle anlatmıştı bize:

Bir Perşembe günüydü. Savaşın en sıkışık bir anında ellerimi açıp;
- Yâ Rabbî, bu zamanın kutbu hangi Veliyse, Onu bize yardıma gönder! diye yalvardım.

O anda beyaz atıyla, bir zat geldi yanıma.
Ve o en sıkışık anımızda imdadımıza yetişti.
Onun gelmesiyle, hücuma geçti erler.
Allah'ın izniyle bizim oldu zafer.

BÜYÜKLER VEFÂKÂRDIR

Talebesinden biri;
- Hocam, Evliya zatların şefaatine kavuşmak istiyorum. Ne yapayım? diye sordu.

Ona cevaben;
- Onlara bir iyilikte bulun! buyurdu

- Ya vefat etmişlerse efendim?
- Kitapları varsa, onları dağıt. Çocuklarına iyilik et. Evlada yapılan, babaya yapılmış gibidir.

- Bunlar da yoksa hocam?
- O zaman bir Fatiha okuyup gönder ruhlarına.

- Böyle de şefaat ederler mi efendim?
- Elbette. Onlar Allah adamı oğul. Vefalı olurlar. Bir kimse bir Evliyanın ruhuna, ömründe bir kere bile bir Fatiha okuyup hediye etse, o zat bu iyiliğin altında kalmaz. Mutlaka şefaat eder o kimseye.


www.gonulsultanlari.com