Gönül Sultanları.com >  Alim ve Evliyaların Alfabetik Listesi > K > Ka'bül Ahbar > Bela ve nimet
Bela ve nimet
Ka'bül Ahbar adında vardı ki bir evliya,
Söz ve nasihatları kalbleri etti ihya.

Tabiin-i izamdan, çok büyük bir âlimdir.
Nasihatleri ile, herkesi etti tenvir.

Derdi ki: (Bir kulunu, severse Hak teâlâ,
O kuluna, dünyada gönderir dert ve bela.

Geldikçe o kimseye, dert ile musibetler,
O, Rabbine daha çok yalvarır, dua eder.

Allah da, ister onun, hep dertli olmasını.
Zira onun, çok sever böyle yalvarmasını.

Üzse de onu böyle, dünya mihnetleriyle,
Cennetteki yerini, yükseltir böylelikle.

Kâfir kuluna dahi, verir türlü nimetler.
Lakin o, daha fazla şımarır, isyan eder.

Verir O, münkirlere her türlü isteğini.
Zira duymak istemez, bu kulların sesini.

Derdi ki: (Peygamberler, düşseydi bir belaya,
Hemen şükrederlerdi Allahü teâlâya.

Sıkıntı olmayınca, üzülürlerdi ki hep,
Hak teâlâya karşı, ne kusur ettik acep?)

Lokman Hakim, oğluna, ederdi ki nasihat:
(Namazı vaktinde kıl, aksatma sakın evlat.

Nasıl ki her binayı tutan bir direk vardır,
Namazın da dindeki yeri, bunun aynıdır.

Siz, hanelerinizi, nurlandırın namazla.
Zira namazdan üstün, bir taat yoktur asla.)

Buyurdu ki: (Bir mümin, ederse eğer vefat,
Sarar hep etrafını, namaz, oruç, hac, zekat.

Azap yapmak istese, melekler ona eğer,
Namaz karşı çıkarak, onu müdafaa eder.

Der ki: (Bu, namaz kıldı beş vakit muntazaman.
Ben de azap yaptırmam bu kula hiç bir zaman.)

Melekler, baş ucundan gelse azab etmeye,
Bu sefer de, orucu karşı çıkar meleğe.

Der ki: (Çok oruç tuttu bu kimse, Allah için.
Ona azap yapmaya, veremem size izin.)

Azap melaikesi gelse sağ cihetinden,
Bu sefer hac ve cihad, karşı çıkarlar hemen.

Soldan gelirse eğer, sadaka der: (Çekilin!
Çok sadaka vermiştir zira bu, Allah için.)

Azap melaikesi, ona azab etmeye,
Bir yol bulamayınca, mecbur olur gitmeye.

Ve der ki: (Müjde sana, yapmışsın hayli taat.
Öyleyse mezarında, ol müsterih ve rahat.)

Rahmet melaikesi, sonra gelir yanına.
Cennetten yaygı alıp, sererler mezarına.

Sonra genişletirler o kimsenin kabrini.
O, seyreder mezardan Cennetteki yerini.

Cennetten bir de ışık getirirler kabrine.
Kurtulur karanlıktan, tâ kıyamet gününe.)

www.gonulsultanlari.com