Gönül Sultanları.com >  Dört Büyük Halife > Hazret-i Ebu Bekir > Niçin üzülüyorsun?
Niçin üzülüyorsun?
Hatice validemiz, Resulle sözlü iken,
Şöyle haber gönderdi kendisine gizliden:

(Etraftan diyorlar ki, sen bu zenginliğinle,
Nasıl evleniyorsun, öyle fakir biriyle?

Bu dedikoduları, etmek için bertaraf,
Çeyiz diye, az bir şey gönder de, olmasın laf.

Ben, o gelen şeyleri, çoğaltıp bendekiyle,
Herkese gösteririm, senden gelen mal diye.)

Peygamber efendimiz, alınca bu haberi,
Bu dedikodulardan, mahzun oldu kalbleri.

Zira göndermek için, hazret-i Hatice’ye,
Hiç de malik değildi, az bile bir akçeye.

Kimden ödünç alayım diye düşünür iken,
Hazret-i Ebu Bekir aklına geldi birden.

Ve onun dükkanına yürüdü bir an önce.
Kapıda karşıladı, o, Resulü görünce.

Ve şöyle arz etti ki: (Bir şey mi üzdü sizi?
Düşünceli görürüm zira hazretinizi.)

Buyurdu: (Ya Eba Bekr, bugün ben Hatice’ye,
Göndermem gerekiyor bir şeyler çeyiz diye.)

O dedi: (Bu iş kolay, niçin üzülüyorsun?
Benim ne malım varsa, yoluna feda olsun.

Az önce haber aldım, bir kervanım gelecek,
Şam’a göndermiş idim, şimdi şehre girecek.

Tam yetmiş deve olup, yüklüdür çok mal ile.
O kervan sizin olsun, hem bütün mallariyle.

Kervanı, Hatice’ye gönder çeyiz olarak.
Yeter ki kalbinize, toz konmasın en ufak.)

O esnada, kervan da göründü uzaklardan.
Dedi: (Bakın göründü, geliyor işte kervan.)

Durdurdu daha sonra, o gelen kervanını.
Ve ipek kumaşlarla, donattı her yanını.

Hem görmeleri için, bunu cümle halkın da,
Dolaştırdı kervanı, Mekke sokaklarında.

Mekke halkı görünce, yetmiş yüklü deveyi,
Dediler: (Hiç görmedik, böyle çok hediyeyi.)

Nihayet geldi kervan Hatice’nin evine.
Onu kıskananların, ateş düştü kalbine.

Böylece, sayesinde hazret-i Ebu Bekrin,
Rahatladı kalbleri, hazret-i Peygamberin.

Hazret-i Ömer dahi, ediyor ki rivayet:
Hazret-i Ebu Bekri, bir gün ettim ziyaret.

Tutmuş ovalıyordu, bir eliyle dilini,
Sual ettim kendinden bu işin hikmetini.

Dilini göstererek, dedi ki: (Ey kardeşim!
Beni, çok zararlara uğrattı işbu dilim.)

Hazret-i Ebu Bekir, bilhassa bundan sebep,
Bir taş bulundururdu dilinin altında hep.

www.gonulsultanlari.com