Gönül Sultanları.com >  Dört Büyük Halife > Hazret-i Ömer > İlet beni Resule
İlet beni Resule
Artık hazret-i Ömer, bir anda değişmişti.
Resulün muhabbeti, kalbine işlemişti.

Hemen dedi: (Ya Habbab, ilet beni Resule.
Zira yanıyor kalbim, onun muhabbetiyle.)

Ve hazret-i Said’den, sual etti bu sefer.
Dedi: (Nerde bulunur şu sırada o Server?

Çabuk ulaştır beni, şerefli huzuruna.
Hizmetinde bulunup, köle olayım ona.)

Peygamber efendimiz, o dakika, o saat,
Bir evde, Eshabına ediyordu nasihat.

Said dedi: (Ya Ömer, Resulullah şu anda,
Sohbet buyurmaktadır, eshabı arasında.

Resulün eshabından Erkam’ın evi vardır.
Öyle zannederim ki, şu anda oradadır.)

Hazret-i Said ile, hazret-i Ömer, hemen,
Resule varmak için, çıktılar o haneden.

Büyük bir aşk içinde giderlerken ikisi,
O şerefli hanede, Allah’ın Sevgilisi,

Küffârın cefasından kurtulmak gayesiyle,
İnziva ediyordu, bir avuç eshabiyle.

Evin geliş yoluna, bir gözcü koymuşlardı.
Hepsi, onun uğruna cansiper olmuşlardı.

Zira hazret-i Ömer, Ebu Cehl’in vaadine,
Aldanıp, çıkmış idi o Serverin katline.

Ümit ve sevinç ile bekleşirken kâfirler,
Müminler üzüntüde, endişede idiler.

Onların tek arzusu, şu idi ki nihayet:
Halkı, açık olarak etsinler dine davet.

Derlerdi ki: (Ölmeden, söyleseydik bir kere.
Kelime-i tevhidi, birlikte, aşikâre.)

O kadar artmıştı ki onların bu arzusu.
Nihayet arz ettiler Resule bu hususu.

Dediler ki: (Ne olur, bize izin veriniz.
Çıkalım bu haneden, bir kerecik hepimiz.

Haykıralım tevhidi, yüksek bir seda ile.
Gam değil ondan sonra, hepimiz ölsek bile.)

Buyurdu: (Ey eshabım, asla gam çekmeyiniz.
Bu babta ümitli ve kavi olsun kalbiniz.

Hazret-i İbrahim’i, Nemrud’un ateşinden,
Ve dahi İsmail’i, bıçağın kesmesinden,

Nasıl kurtardı ise cenâb-ı Hak vaktiyle,
Kurtarır bu cefadan bizi de yine öyle.

Yardımı, bizimledir Allah’ın çünkü ancak.
Bekleyin, biraz sonra, bakın neler olacak?)

www.gonulsultanlari.com