Gönül Sultanları.com >  Peygamber Efendimiz > Uhud Gazası > Ne mutlu onlara
Ne mutlu onlara
Peygamber efendimiz, savaşı müteakip,
Şehid olan Eshaba, oldular çok muzdarip.

Hepsini, Eshabiyle gezdiler birer birer.
Ve Mus'ab bin Umeyr’in baş ucuna geldiler.

Bu zat, sancaktarıydı Allah’ın Resulünün.
Büyük kahramanlıklar göstermişti hep o gün.

En son şehid olmuş ve kesilmişti elleri.
Yaralar içindeydi vücudunun her yeri.

Kan gölü halindeydi etrafı bu şehidin.
Üzüldü Resulullah, onun bu hali için.

Bir âyet-i kerime okudu sonra hemen.
Şöyle buyuruyordu Hak teâlâ mealen:

(Öyle yiğit müminler vardır ki, bugün onlar,
Allah’a verdikleri sözde sabit durdular.

Onlardan bazıları, Hak teâlâ yolunda,
Kahramanca çarpışıp, şehid oldu sonunda.

Bazısı da, çarpışıp şehidlik bekliyorlar.
Verdikleri o sözü, değiştirmedi onlar.)

Peygamber efendimiz, şehidlere hitaben,
Sonra buyurdular ki: (Şahidim ki şuna ben,

Siz, kıyamet gününde uyanınca, muhakkak,
Haşrolunacaksınız yine şehid olarak.)

Sonra da, Eshabına buyurdu ki: (Şimdi siz,
Bu aziz şehidlere, gelip selam veriniz.

Yemin ediyorum ki, onlar da kıyamette,
Cevap vereceklerdir bu selama elbette.)

Mus'ab ibni Umeyr’e, kefenlik aradılar.
Lakin onu örtecek bir şey bulamadılar.

Gerçi kendi kaftanı var idi onun bizzat.
Mübarek vücudunu örtmüyordu o fakat.

Başına çekselerdi, ayağı açılırdı.
Ayağına çekseler, başı açık kalırdı.

Peygamber efendimiz, buna şahid oldular.
Sahabe-i kirama şu emri buyurdular:

(O kaftanla örtünüz onun baş tarafını.
Ve ızhır otlarıyla, örtün ayaklarını.)

Velhasıl hayatını, İslam için harceden,
Ve yine bu uğurda, feda-yı can eyleyen,

Bu mümtaz sahabiye, kefen bulunamadı.
Bir yarım kefen ile, bu dünyadan ayrıldı.

Diğer sahabiler de, namazları kılınıp,
Kanlı elbiselerle, yerlerinden alınıp,

Sonra, ikişer üçer, o mübarek şehidler,
Nurlu kabirlerine bir bir defnedildiler.

Uhud'da, yetmiş şehid verilmişti o zaman.
Altısı Muhacir ve altmışdördü Ensardan.

Çoğunun akrabası, şehid olmuş idi hep.
Kalbleri yaralıydı Eshabın bundan sebep.

Resulullah, onları teselli eylediler.
Buyurdu ki: (Vallahi, Eshabımla beraber,

Ben de, şehid olarak, Uhud dağı bağrında,
Kalmayı çok isterdim, bu şehidler yanında.

Onlar, şehid olarak dünyadan ayrıldılar.
Allahü teâlânın rızasına vardılar.)


www.gonulsultanlari.com