Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Şimdi bulunan gibi, gelmemiştir dünyaya > Çocukken hal ehliydi
Çocukken hal ehliydi
Seyyid Fehim Efendi, henüz çocuk halinde,
Bir çok harikulade görünürdü kendinde.

Mesela Sıbgatullah adında, faziletli,
Bir amcazadeleri var idi, ilim ehli.

Zahiri ilimlerde etmişti çok temayüz.
Seyyid Fehim’in ise, küçüktü yaşı henüz.

Lakin çok seviyordu bu amcazadesini.
Ve bir gün, kabristanda görmüştü kendisini.

Hemen gitti yanına, arkasından koşarak,
Ve gördü ki, bir kabir arıyor dolaşarak.

Yardımcı olmak için kendisine bu babta,
Dedi: (Kimin kabrini ararsınız burada?)

O ise aramaya yine devam ederken,
(Bu, senin işin değil) dedi ona cevaben.

Velakin ısrar edip, sorarak küçük Fehim,
Dedi ki: (Söyleyin de, size yardım edeyim.)

O zaman mecbur kalıp, dedi: (Ecdadımızdan,
Seyyid Muhammed Kutub namı ile bir civan,

Altıyüz sene önce, bu Arvas'a gelmiştir.
Köye, Arvas ismini, ilk defa o vermiştir.

O zatın evlatları, o günden, tâ bugüne,
Çok hizmet etmişlerdir Allah’ın bu dinine.

Onun mübarek kabri, işbu kabristandadır.
Ben onu arıyorum, bilmem ki ne yandadır?)

O zaman bir kabiri gösterip Seyyid Fehim,
Dedi: (Aradığınız bu kabirdir efendim.)

O da, Seyyid Fehim’in bu sözü üzerine,
Teveccühte bulundu o mezar üzerine.

Seyyid Muhammed Kutub, o anda hakikaten,
Tam kendi suretinde göründü ona hemen.

O, bunu görür görmez, dedi ki: (Sübhanallah!
Bu çocuğa, büyük bir üstün hal vermiş Allah.

Henüz çocuk yaşında, bu, bir bahr-i ummandır.
Bunda, büyük zat olma kabiliyeti vardır.)

Yine bir gün, onunla dolaşırken Arvas'ta,
Bir hanenin önünden geçtikleri esnada,

Dönüp, Seyyid Fehim’e o evi göstererek,
Dedi: (Bu, filan zata ait ve sağlamdır pek.)

Seyyid Fehim, o zaman henüz çocuk yaştadır.
Ve der ki: (O temelde, vakfa ait taş vardır.

Asla vakıf malını kullanmaya yok cevaz.
Bu evde oturanlar, er-geç bulur inkıraz.)

Hakikaten o evde bulunan kadın, erkek,
Birbiri arkasına öldüler hepsi tek tek.

Yirmi kişi idiler hane halkı o anda.
İnkıraza uğradı hepsi kısa zamanda.

Seyyid Fehim genç iken, ilim tahsil etmeye,
Kitaplarını alıp, gitmişti Cezire'ye.

Seyyid Sıbgatullah da, Taha-yı Hakkari'nin,
Himmetine kavuşup, irşada aldı izin.

Sonra, Seyyid Fehim’den bahsedip kendisine,
Götürdü onu dahi, Nehri’ye öbür sene.

Hazret-i Seyyid Taha, görür görmez onu ilk,
Kıymetini anlayıp, eyledi ilme teşvik.

Yetişmesi babında gösterip çok ihtimam,
Ne lazım geliyorsa, getirdi yerine tam.

www.gonulsultanlari.com