Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Bir şey muhakkak ise, onu oldu bilin > Bir şey sorabilir miyiz?
Bir şey sorabilir miyiz?
Peygamber Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, eshabtan bir kaçıyla bir yerde otururken, Musa Nebi kavmine mensup bazı kimseler geldi huzuruna.

Bir tanesi arzetti:
- Ya Muhammed! Benim mertebem sair Peygamberlerden daha yüksektir diyorsun. Halbuki Hak teâlâ Musa Nebiyle konuştu bizzat. Bu yüzden “Kelimim” diye methediyor kendisini.

Efendimiz aleyhisselam buyurdular ki:
- Ey kişi, Rabbimiz Ona “Kelimim” dediyse, bana “Habibim” buyurdu. Hak teâlâ katında bu iki mertebe bir midir? Habibin derecesi elbette daha yüksektir.

O kimse girdi hemen araya:
- Ama Allah Onu Tur-i sinaya çıkardı.

- Evet, ama beni de Arş-ı âlâya çıkardı. Burak ismindeki bir Cennet hayvanına binip, bir anda yedi kat göklere yükseldim. Musa Nebi Hak teâlâ ile Tur-i Sinada konuştuysa, ben Arş-ı âlâda konuştum.

Şöyle devam etti:
- Hem sonra Rabbimi baş gözüyle görmekle şereflendim ki, bu nimet benden başkasına nasip olmadı bu dünyada.

Efendimiz aleyhisselam sözünü bitirince o kimseler insafa geldi.
Ve imanla şereflendiler huzurunda.

Git, Aliyi çağır!

Bir gün de Peygamber Efendimiz aleyhisselam bazı eshabla eski kabirlerin bulunduğu bir yerde oturuyorlardı.

O esnada, İsa Nebi kavmine mensup olan kimseler gelip şöyle arzettiler:
- Ya Muhammed! Ben Allah’a Peygamberlerin hepsinden daha yakınım diyorsun. Halbuki İsa Nebi ölüleri diriltirdi. Bu, daha üstün olmayı göstermez mi?

Efendimiz aleyhisselam emretti bir sahabiye:
- Git Ali’yi çağır, buraya gelsin!

Hazret-i Ali gelince, Efendimiz aleyhisselam döndüler o kimseye:
- Ey filan, Ali’ye çok eski bir kabir göster!

O kişi, bin yıllık bir kabir gösterdi.

Efendimiz aleyhisselam emretti hazret-i Ali’ye:
- Ya Ali, şu mevtayı üç defa ismiyle çağır!

Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”, o kabrin yanına varıp nida etti:
- Ey Yakup!

O anda kabir orta yerinden yarıldı.

Sonra ikinci defa seslendi.
- Ey Yakup!

Bu nida ile kabrin orta yeri tamamen açıldı.

Üçüncü nidada nur yüzlü bir ihtiyar çıktı kabirden.

Uzamış saçlarından toprakları atarken “Kelime-i şehadet”i okudu.
- Eşhedü en la ilahe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulüh.

Sonra girdi yine kabrine.
Kâfirler bu durumu görünce insafa gelip, toptan Müslüman oldular.

www.gonulsultanlari.com