Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Bir şey muhakkak ise, onu oldu bilin > Sevmenin alameti
Sevmenin alameti
Ali Semerkandi hazretleri "rahmetullahi aleyh", Osmanlı devletinin kuruluş yıllarında Ankara’nın Çamlıbel beldesinde yaşayan büyük bir Veli.
Nurlu kabri oradadır.

Bir gün, “Sevgi”den bahsediyordu ki gencin biri sordu:
- Sevmenin alameti nedir efendim?

Buyurdu ki:
- Sevdiğinde hiçbir kusur görmemektir. Sevdiğinin her hali, sevene “güzel” görünür. Hatta onun bir hatası, kendi halis işinden daha kıymetli gelir ona. Hazret-i Ebu Bekir “radıyallahü teâlâ anh” böyleydi mesela.

Delikanlı merak etti:
- Nasıl hocam, anlatır mısınız.

Şöyle anlattı:
Peygamber efendimiz aleyhisselam, bir gün mescid-i şerifte eshabına namaz kıldırırken, dört rekatlı namazın ikinci rekatında yanılıp selam vermişlerdi.

Eshab-ı kiramdan biri edeple sordu:
- Yeni bir vahiy mi geldi ya Resulallah?

- Hayır, neden sordun?
- İkinci rekatta selam verdiniz de.

- Biz iki rekat mı kıldık?
- Evet ya Resulallah.

- Öyle mi? Ben, dört kıldık diye selam vermiştim. Hemen iade edelim öyleyse.
Ve tekrar kıldılar o namazı.

İşte hazret-i Ebu Bekir “radıyallahü teâlâ anh” buyuruyor ki:
- Efendimiz aleyhisselamın o gün, yanılarak iki rekat olarak kıldıkları o namazı ile, bir ömür boyu yaptığım bütün ibadetlerimi tereddütsüz değişirim ve kârlı çıkarım.

İşte sevgi budur evladım


Hayrola, ne oldu?

Bir gün de yeni evli bir komşusu dert yandı bu zata:
- Efendim çok zor durumdayım. Lütfen bana yardım edin.

- Hayrola evladım ne oldu?
- Hanımla hiç anlaşamıyoruz. Bu evlilik böyle yürümeyecek galiba.

Büyük Veli sordu:
- Bir dakika, hanımın namazını kılıyor mu evladım?
- Kılıyor efendim.

- Tesettüre riayet ediyor mu?
- Ediyor efendim.

- Peki ev işlerini yapıyor mu?
- Yapıyor hocam.

- E, daha ne istiyorsun evladım. Böyle hanım “Cennet nimeti”dir, kıymetini bil.
- Ama efendim başka konularda anlaşamıyoruz.

- Bak evladım, sana bir tavsiyede bulunacağım. Dinlersen çok rahat edersin.
- Buyurun hocam.

- Din işlerinde taviz olmaz. O konular tamam. Her Müslümanın zaten uyması lazım. Ama dünya işlerini ona bırak. İstediği gibi yapsın. Dünya işi değil mi, öyle de olur, böyle de. Hiç mühim değil.

Ve ekledi:
- Büyüklerimiz; “Bir erkek, evde ev işlerine ne kadar karışırsa, karıştığı ölçüde dünyada ve ahirette sıkıntısını çeker” buyuruyor.

Genç adam uydu bu nasihate.
Ve çok rahat etti.

www.gonulsultanlari.com