Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Ruhunuzuna acıyın, ona da gıdasını verin > Üç altının hesabı
Üç altının hesabı
Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”, bir gazadan zaferle dönmüş, ganimet olarak çok mal ve altın almıştı.

Nihayet birkaç çuval altınla geldi Resulullah efendimiz aleyhisselamın huzuruna.

Ve arzetti:
- Ya Resulallah! Duanızla zafer nasip oldu.

Sonra altın dolu çuvalları gösterdi Efendimiz aleyhisselama;
- İşte ganimetimiz ya Resulallah.

Peygamber efendimiz dua buyurdular.
Sonra ganimet dağıtımına geçildi.

Allah’ın Resulü “sallallahü aleyhi ve sellem”, o gün o altınları bitirinceye kadar avuç avuç dağıttı gazilere.

Hazret-i Ali’ye mi?
“Üç altın” verdi sadece.

Diğer gazilere beşer onar avuç verirken, kendisine sadece “üç altın” vermesinin sebebini merak ettiyse de, “Vardır bir hikmeti” deyip yattı.

Gece, mahşer meydanını gördü rüyasında.

Ateş bastı vücudunu

Herkesten, dünyada kazandığı malın hesabı soruluyordu ince ince.
Nihayet sıra Ona geldi.

Melekler;
- Ya Ali! Sen de şu üç altının hesabını ver bakalım! dediler.

Hazret-i Ali terledi.
Ateş bastı vücudunu.

Sıkıldı, bunaldı.
Ve ter kan içerisinde uyandı gecenin bir yarısında.

“Oh, rüyaymış” dedi kendi kendine.
Sevinmişti.

Sabah erkenden koştu Resulullah efendimizin huzuruna.
Efendimiz aleyhisselam onu görünce tebessüm buyurdular:

- Ya Ali! Ben mi anlatayım, sen mi anlatacaksın?
- Allah ve Resulü daha iyi bilir.

- Ya Ali! Üç altının hesabını veremedin değil mi?
- Evet ya Resulallah.

- Ya daha çok olsaydı ne yapacaktın?
Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”;
- Senin her yaptığın güzel, her işin hikmetlidir ya Resulallah. Canım sana feda olsun! dedi.

Ve sevinç içinde ayrıldı huzurdan.

Ey mevtalar!

Yine hazret-i Fatıma “radıyallahü teâlâ anha” vefat etmişti.
Hazret-i Ali ve oğulları “radıyallahü teâlâ anhüm”, cenaze hizmetini görüp o gece defnettiler kendisini.

Hazret-i Ali, ertesi sabah kabristana gitti.
Orada yatanlara üç İhlas, bir Fatiha okudu.

Ve seslendi:
- “Ey mevtalar! Bıraktığınız malların tamamı vârislere taksim edildi. Hanımlarınız başkalarıyla evlendi. Evlerinize tanımadığınız kimseler taşındı. Bizden size haber bunlardır. Sizden bize ne gibi haberler var?”

O anda bir ses yükseldi kabristandan.
Kulak verdi.
- “Ya Ali! Dünya malından Allah için verdiklerimizin burada faydasını gördük. Dünyada kullandıklarımız kâr kaldı yanımıza. Ama bıraktıklarımızı ziyan ettik”, diyordu.

www.gonulsultanlari.com