Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Emaneti neden bize ulaştırmadınız > Görmek ayrı, tanımak ayrı
Görmek ayrı, tanımak ayrı
Cemaleddin Ezheri "rahmetullahi aleyh", Mısır’da yetişen Velilerdendir.

Bir sabah, kahvaltı yaparken, çok sevdiği kıymetli kızına buyurdu ki:
- Yavrum, bu sabah, namazdan sonra düşündüm de, Allahü teâlâ bize ne kadar bol nimetler vermiş. Mesela kalbimi düşündüm, gözümü düşündüm. Sonra diğer organlarımı düşündüm. Hepsi de muntazam çalışıyor, öyle değil mi?

Tabii bunlardan evvel “İman” nimeti var. Peki, bu kadar büyük nimetlere karşı, Allahü teâlâ biz kullardan ne istiyor acaba, biliyor musun?

Sevgili kızı önüne baktı.
O cevap vermeyince,

- Tek bir şey istiyor kızım. Tanınmayı istiyor. Kullarının kendisini tanımasını istiyor.

Bu mübarek zatın sevgili kızı da, hazret-i Ömer’in “radıyallahü teâlâ anh” yaptığı gibi yapardı.

Yani bildiği halde mahsus sorardı.

Hazret-i Ömer, Peygamber efendimiz o hususu açıklasın, o hususta hüküm meydana çıksın diye mahsus sorarmış.

Sevgili kız da böyle, mübarek babasının geniş açıklama yapması için mahsus sordu:

Dedi ki:
- Allah’ı tanımayan var mı ki babacığım? Allah’ı herkes tanır. Sokaktaki sarhoşa sorsan, o bile bilir Allah’ı.

Buyurdu ki:
- Tanımak o değil kızım. Tanımak için itaat lazım. İtaat etmeyen, tanımış olmaz. İtaat, söz dinlemektir.

Ve şöyle devam etti:
- Görmek ayrı, tanımak ayrıdır kızım. Peygamber efendimiz aleyhisselamı Ebu Cehil de gördü, ama tanıyamadı. Tanıyan, inanır, sever, itaat eder ve saygı gösterir. Eshab-ı kiram böyleydi mesela. Çünkü Onu tanımışlar, hatta aşık olmuşlardı kendisine. Bu aşk ile canlarını verdiler uğrunda. İşte tanımak budur.

Ve daha açıkladı:
- Çok insanın Allah demesi, Allahü teâlâ değildir. Onlar kafasındaki şeye Allah diyor. Hayallerindeki tanrı adına ahkâm kesiyorlar. Allah’ın değil kendi isteklerinin peşindeler. Allahü teâlâ Habibini geçerek kendisine yapılan ne ameli kabul eder, ne de imanı. Allahü teâlâ; “Habibimi geçerek bana gelmeyin, arada o olmadan bana gelmeyin, onsuz olan hiçbir şeyi kabul etmem” buyuruyor.

Ve sordu:
- Şimdi anladın mı yavrum?
- Anladım babacığım.

www.gonulsultanlari.com