Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Gençlik çağı, kazanç zamanıdır > Dostlarını görünce iyileşti
Dostlarını görünce iyileşti
Balıkesir Evliyasından Yürek Dede "rahmetullahi aleyh" hastalandı bir gün.
Öyle ki, ayağa kalkacak takati kalmamıştı.

Hanımı yemeğini yanına getirir, abdestini almaya yardım ederdi.
Ama bir gün, sevenleri ziyaretine geldi bu zatın.

Onları görünce mübarek fırladı yataktan.
Ve koyu bir sohbete koyuldu onlarla.

Unuttu hastalığını.
Kendinden geçti adeta.

Hanımı da bitişik odada olup, onun bu haline taaccüp etmişti.
Misafirler gidince hışımla girdi yanına:
- Efendi ne bu hâl?
- Hayrola hanım, ne oldu?

- Hani sen hastaydın?!
- Evet hastaydım.

- Kusura bakma ama, ben senin hastalığına inanmıyorum artık.
- Neden hanım? Ne oldu ki?

- Misafirlerle nasıl konuşuyordun öyle. Bütün nazın bana mıydı yani?
- Yok hanım, yanlış anladın, ben...

- Hayır hayır, bundan sonra bana hastayım falan deme sakın. Hizmet de bekleme, tamam mı?

Gülümsedi mübarek zat:
- Haklısın hanım. Ama ne yapayım, elimde değil işte.

- Neymiş elinde olmayan?

- Gönül dostlarını görünce hastalığımı unutuyorum hanım. Allahü teâlâdan bahsedince, İslamiyet’ten konuşunca, kendimden geçiyorum. Rabbim güç kuvvet veriyor, şifa buluyorum.

Dinden bir kelime öğretmek

Bir gün de sevdiği bir gence;
- Dinimizden bir kelime öğrenip başkasına öğretmek, bin kere nafile hacca gitmekten daha çok sevaptır, buyurdu.

Delikanlı sordu:
- Efendim, ben de dinimi öğrenmek istiyorum. Ama nereden öğrenebilirim acaba?

Büyük Veli;
- “Ehl-i sünnet alimleri”nden, buyurdu.

- Ehl-i sünnet alimi yoksa efendim?

- Onlar yoksa, kitapları var evladım. O alimlerin halis niyetle yazdıkları kitapları okuyan, hem dinini doğru olarak öğrenir, hem de feyz alır.

Genç sordu:
- Feyz ne demek efendim?

- Feyz, “nur” demektir oğlum. Yani o büyüklerin kitabını okuyanın kalbi nurlanır, temizlenir, parlar.

Ve ekledi:
- Kalbi temizlenen kimseye ibadetler tatlı, haramlar çirkin gelir, buyurdu.

www.gonulsultanlari.com