Irak’ta yetiþen büyük Velilerden Mahmud Sufi hazretleri "rahmetullahi aleyh", bir gün kendi talebelerine;
- Gurur ve kibir çok tehlikelidir, buyurdu. Bundan çok sakýnýn!
Sonra þunu anlattý onlara:
Velilerden biri, bir gün birkaç talebesini alýp gezintiye çýkmýþtý.
Mola yerinde, bir köpek gelip onlara iyice yaklaþtý.
Mübarek zat, kendisine sürünmesin diye kenara çekildi biraz.
Lakin hayvan, aksine daha da yanaþtý ve durup uzun uzun baktý bu Veliye.
Sanki bir þeyler söylüyordu.
Üç beþ sefer havlayýp, çekip gitti.
Bundan sonra büyük veli baþladý aðlamaya.
Kendi kendine:
“Ey nefsim!” dedi. “Bak, bir köpeðe bile yol arkadaþý olmaya layýk deðilsin. Öyleyse haddini bil de kibirlenme sakýn!”
Talebeler þaþýrmýþtý.
Hocalarýna sordular:
- Efendim neler oluyor, bir þey anlamadýk?
Büyük Veli;
- Bu köpek, bana neler dedi biliyor musunuz? diye sordu.
- Bilmiyoruz efendim dediler.
Buyurdu ki:
- O bana, “Ey filan! Sen benden sakýnýyorsun ama, benden sana bulaþacak olan kir, yýkamakla temiz olur. Ama senin nefsinde öyle bir kir var ki, o pisliði, yedi deryada yýkasalar temiz olmaz” dedi.
Bunun üzerine;
- Bendeki o kir nedir? dedim .
- Gurur ve kibirdir, dedi.
- Doðru söylüyorsun, dedim. Senin dýþýn pis, benimse içim. Gel beraber olalým da, belki faydamýz olur birbirimize.
Ama o, reddetti teklifimi.
- Hayýr, ben seninle beraber olamam! dedi.
- Neden? dedim.
- Çünkü benim yiyecek bir kemiðim bile yok. Ama senin, ambar dolusu buðdayýn var.
Bunu söyleyip, çekip gitti.
Bunun üzerine nefsimi azarladým, aðlamaya baþladým.
Öfke, aklý örter
Bir gün de “Öfke”den sordular bu zata.
- Öfke, insanýn aklýný örter, buyurdu. Þeytan, öfkelenen kimseyi avcuna alýr ve istediði yere sürükler. Hatta öfkelenmek, insanýn dinini imanýný bile götürebilir mâzallah.
Sordular:
- Öfkeye sebep nedir efendim?
Buyurdu ki:
- Bütün kötülükler “öfke”den doðar, öfke ise “kibir”den.
|