Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > İnsan iki yerde zayıftır > Kalbin ilacı
Kalbin ilacı
Zile Evliyasından Mustafa Kuddusi Efendi “rahmetullahi aleyh”, bir sohbetinde;
- Elhamdülillah! Rabbimize ne kadar şükretsek azdır, buyurdu. Çünkü bize “İman” nimetini ihsan ettiği gibi, “ibadet” etmeyi de nasip etti.

Sordular:
- En kıymetli ibadet nedir efendim?

- Namazdır. Çünkü namaz, bize her gün Allahü teâlâyı hatırlatıyor. Bu da, “Zikir”dir işte.

Şaşırdılar.
- Zikir midir efendim?

- Evet. Namaz, Allahü teâlâyı zikretmeye sebep oluyor. Hem günde beş defa değil, çok daha fazla hatırlatıyor.

Ve izah etti:
- Şöyle ki; “Namaza ne kadar var?” yahut, “Ezan okundu mu?” veya “Kalkıp abdest alayım” gibi konuşmalar, hep zikirdir. Çünkü bu konuşmalar, Allah’ın emri olan “Namaz”la ilgilidir. Dolayısıyla Allahü teâlâ hatırlanıyor, Allah zikredilmiş oluyor.

Şöyle bitirdi:
- Allah’ı hatırlamak, kalbin ilacıdır.

Nefs işe yarıyor

Bir gün de;
- Nefs, Allah’ın düşmanıdır, buyurdu.

Ve ilave etti:
- Bu nefs ölmez, hiç yok olmaz. Hiç kimsenin nefsi yok olmaz.

Hikmetini sordular.
- Çünkü nefs işe yarıyor, buyurdu.

Merak ettiler:
- Nefs ne işe yarıyor efendim?

- Onunla cihat yapılıyor. Cihatla da insan, melekten daha yüksek oluyor. Onun için nefs ölmez.

- Peki zayıflamaz mı efendim?

- Zayıflar elbette. İbadet yaparak zayıflar. Nefsin en büyük düşmanı ibadettir çünkü. En mühim ibadet de, “namaz”dır. Bu, öyle bir nimettir ki, her namazda nefs kahrolur, takattan düşer, zayıflar ve insanı aldatamaz olur.

Şöyle bitirdi:
- Nefsin şerrinden, namazla kurtulur insan.

www.gonulsultanlari.com