Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Kölenin adı mı olur? > Bir mucize göster
Bir mucize göster
Türkistan taraflarından Anadolu’ya gelen mücahit Türk derviş ve erenlerinden Sarı Saltuk “rahmetullahi aleyh“, bir gün şunu anlattı sevdiklerine:

Nübüvvetin ilk yıllarında Peygamber efendimiz bir yerde otururken huzuruna bir köylü gelip arzetti:
- Ya Muhammed! Peygamber olduğunu söylüyorsun. İyi de, buna delilin var mı? Bir mucize gösterirsen ben de inanırım.

Efendimiz aleyhisselam ona bir ağacı gösterdiler:
- Şu ağaca git. Seni Peygamber çağırıyor de!

Köylü, “Böyle şey olur mu?” demedi.

Gidip seslendi ağaca:
- Ey ağaç! Seni Peygamber çağırıyor!

Koca ağaç bir sağa, bir sola eğildi.
Ve toprağı yararak çıktı yerinden.

Köklerini sürüyerek geldi
Resulullah efendimizin huzuruna

Ve Kelime-i şehadet”i söyledi açıkça.
Köylü hayretten dona kalmıştı.

- Peki şimdi emretsen geri gider mi?

Peygamber efendimiz seslendiler:
- Haydi, yerine git!

Ağaç yine kökleri üzerinde gidip gömüldü yerine.

Bu, bir mucizeydi tabii.

Mucizeyi yaratan Allahü teâlâdır ki,
Onun gücünün yetmediği bir şey yoktur.

Ağaçtan sonra sıra köylüdeydi.
O da söyledi kelime-i şehadeti.

Efendimiz aleyhisselama karşı tarifsiz bir muhabbet sardı içini.
Hürmetle ellerine sarıldı.
- Ya Resulallah! İzin ver, sana secde edeyim.

- Hayır, secde etme! buyurdular.

Ve ilave ettiler:
- Secde, yalnız Allah’a yapılır. Kulun kula secde etmesi caiz olsaydı, hanımların kocalarına secde etmelerini emrederdim.

Allah’ın izniyle açılın!

Bir gün de bazı sevdikleri;
- Efendim, bize Peygamber efendimiz aleyhisselamın bir mucizesini anlatır mısınız, diye rica ettiler.

Şöyle anlattı:
İki gözü görmeyen bir ihtiyarı Resulullah efendimizin huzuruna getirdiler bir gün. Mübarek ellerini ihtiyarın gözlerine sürerek;
- Allah’ın izniyle açılın! buyurdu.

O anda açıldı gözleri.
Hem öyle gördü ki, ipliği iğneye geçiremeyen kadınlar onun yardımına başvururlardı.

www.gonulsultanlari.com