Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > İyi ama sen sana düşeni yaptın mı? > Fakir, ama cömertti
Fakir, ama cömertti
Behaeddin-i Buhari hazretlerinin “rahmetullahi aleyh” talebesi Alaeddin-i Attar hazretleri şöyle anlatıyor:

Mübarek hocam o kadar fakir idi ki, kış günü, bir sergisi bile bulunmazdı evinde.

Namazını, eski bir kilim üzerinde kılardı.
Helalden kazanmaya çok dikkat eder, haramdan bir çekirdek bile girmezdi kazancına.

Fakir olduğu kadar cömertti de.
Hediye getirene, kat kat verirdi.

Nafakasını kendi temin eder, tarlasını bizzat kendi eker ve kendi biçerdi.
Her işinde sünnete uyardı.

Bilhassa yemekte çok titizlik gösterirdi buna.
Ekmeğini evde pişirttirir, misafirine bizzat kendi hizmet etmeyi severdi.

Sevdiklerine;
- Yemek yerken, edebi gözetin. Kendinizi, Allah’ın huzurunda farzedin, buyururdu.

Talebesiyle yemek yerken, birisi gafletle ağzına lokma alsa, onu hemen ikaz edip;
- Evladım, Rabbinin huzurunda olduğunu bil de öyle ye, buyururdu.

Eğer bir yemek öfke ve gaflet ile pişmişse, onu anlar ve yemezdi.

Niçin yemezsiniz?

Bir gün, bir talebesinin evine gitmişti.
Önüne yemek getirdiler.
Ama yemedi.

Talebe çok üzülüp;
- Efendim niçin yemiyorsunuz? diye sordu edeble.

Büyük Veli;
- Bu yemeği pişiren, gadaplı ve öfkeliymiş, buyurdu. Böyle pişen yemekte, hayır ve bereket olmaz. Hatta şifa değil, hastalık olur yiyene.

Çok yaşamak için

Bir gün de nasihat isteyen bir gence;
- Evladım, Allahü teâlânın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de Allah’ın kullarına öylece davran, buyurdu.

Ve ekledi:
- Muvaffak olmanın sırrı ikidir. Biri, günah işlememek, öbürü Allah’ın kullarına iyilik etmektir. Bunu yapabilirsen, her işinde muvaffak olursun.

www.gonulsultanlari.com