Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Büyükleri seven kurtulur > Taklidini yaptı, ama
Taklidini yaptı, ama
Bağdat’ta bir kişi Mevlana Halid-i Bağdadi “kuddise sirruh” hazretlerine düşmanlık besliyor, her fırsatta düşmanlığını belli ediyordu.

Bir gün de taklidini yaparak alaya aldı bu büyük zatı.
Ama kendine yapmıştı aslında.

Büyüklerimiz; “Eden, kendine eder” buyurmuşlar ya.
Cezası gecikmedi.
Durup dururken aklını oynatıp cinnet getirdi.

Sebebini tahmin eden hısım ve akrabası, bu zata koşup;
- Efendim, ne olur affedin, diye yalvardılar.

Yine merhamet edip, affetti o kimseyi.
O, “Peki, affettim” dediği anda adam iyileşti tamamen.

Bin pişmandı yaptığına.
Hemen gidip özür diledi bu Allah dostundan.
Ve talebesi olmakla şereflendi.

Hüsnü zan esastır

Bu zat, bir gün Müslümana hüsnü zan etmek lazım geldiğini anlatıyordu ki, dinleyenlerden biri;
- Efendim, bir kimseyi meyhaneden çıkarken görsek, yine mi hüsnü zan edeceğiz? diye sordu.

Cevaben;
- Evet, buyurdu.

- Nasıl hüsnü zan edeceğiz peki efendim?
- Orada bir işi vardı, diye düşüneceksiniz.

- Ağzı şarap kokuyorsa efendim?
- Dişi ağrıyordur. İlaç diye sürmüş, diyeceksiniz.

- Yürürken sallanıyorsa efendim?
- Ayağı uyuşmuştur belki.

- Ya peltek peltek konuşuyorsa efendim?
- Hasta olmuş olabilir.

- Yani illa ki hüsnü zan mı edeceğiz hocam?
- Evet. Dinimizde Müslümana hüsnü zan esastır.

Şöyle özetledi:
- Hatta bir Müslümanın bir sözünden, doksandokuz küfür mânâsı çıksa, sadece biri imanlı olduğunu gösterse, imanlı olduğuna hükmedilir.

www.gonulsultanlari.com