Abdurrahman Tafsunci, âlim ve veli bir zat.
Vaaz ve derslerinde, ederdi çok nasihat.
Bir genç, bu veli zattan nasihat isteyince,
Buyurdu: (Kaç günahtan kuvvetin yettiðince.
Þu iki kimse ile yapma hiç arkadaþlýk.
Birincisi þudur ki, günahkâr, yani fasýk.
O, günah iþlemekle, Allah’a isyan eder.
Seni de, peþi sýra Cehenneme sürükler.
Bir de yalancýdýr ki, ona da olma yakýn.
Zira o, bir zarara uðratýr seni yarýn.)
Bir gün de buyurdu ki: (Yaptýðýnýz iþleri,
Bir bir kayda geçiyor hafaza melekleri.
Velakin bir günaha, yapýlýrsa istiðfar,
O günah silinir ve boþ kalýr o sayfalar.
Eline geldiðinde mahþer günü defteri,
Görür ve merak eder o boþ sahifeleri.
Ve bunu, meleklere sual eder hemence:
(Bu boþ sahifelerde ne vardý daha önce?)
Derler ki: (Günahlarýn yazýlýydý, ve lakin,
Sen istiðfar edince, onlarý sildi Rabbin.)
Hak katýnda iyi kul, korkar Hak teâlâdan.
Kaçýnýr titizlikle her günah ve haramdan.
Hep ölümü düþünür ve ona hazýrlanýr.
Bilir ki, ahirette her þeyden hesap vardýr.
Cehennemi düþünse, hemen kaçar uykusu.
Aðlatýr devam üzre onu Allah korkusu.)
Bir gün de buyurdu ki: (Yapmayýn asla þunu:
Sorup araþtýrmayýn kimsenin kusurunu.
Gayriyi býrakýn da, dönün siz kendinize.
Zira yarýn onlardan sorulmayacak size.
Sizin günahlarýnýz sorulur size yarýn.
Onlarýn cevabýný siz önce hazýrlayýn.
Eðer veremezseniz doðru dürüst bir cevap,
Sonra Allah korusun hak olur size azap.
Ey Allah’a inanan mümin ve Müslümanlar!
Allah’tan korkunuz ki, ahiret var, hesap var.
Allahü teâlâdan korkmanýn alameti,
Terk etmektir her türlü günah ve masiyeti.
(Hak teâlâ affeder) diyerek bir Müslüman,
Korkmadan Sahibine ederse günah, isyan,
Veyahut da (Sonradan tövbe ederim) diye,
Kim ki tövbe etmeyi atarsa ileriye,
Bu kimseler, büyük bir gaflet içindedirler.
Zira umumiyetle ani gelir eceller.
Ölüme hazýrlýklý olmalý ki gün gece,
Geri döndüremezsin zira ecel gelince.
Davud aleyhisselam, arz etti ki: (Ey Rabbim!
Seni aradýðýmda, nerde bulabilirim?)
Buyurdu: (Þu kullarýn yanýndayým ki her an,
Ürperir hep kalbleri benden korkularýndan.)
|