Abdülkahir Sühreverdi, bir fýkýh alimidir.
Ebu Bekri Sýddýkýn soyundan gelmektedir.
Bu zatý sevenlerden biri dedi: (Efendim,
Manevi hallerimde bir tutulma var benim.
Kalbimde bir karartý hissediyorum, fakat,
Bilmem ki nedir acep iþlediðim kabahat?)
Buyurdu ki: (Bu haller, günahtan hasýl olur.
Bilhassa yemeklerde olabilir bir kusur.)
Arz etti ki: (Efendim, lakin yemeklerimiz,
Hep helal kazançtandýr, asla haram yemeyiz.)
Buyurdu ki: (Kardeþim, siz düþünün bir yine.
Belki uyulmamýþtýr dinin bir edebine.)
Eve gelip düþündü, araþtýrdý o zat da.
Bir kusur bulamadý dine mutabaatta.
Sonunda öðrendi ki, birkaç gün önce meðer,
Ocaða, abdestsizken, odun konmuþ bir sefer.
Çok ibadet eder ve çok korkardý Allah’tan.
Kaçardý, büyük küçük her haram ve günahtan.
Geceleri aðlar ve derdi ki: (Ya ilahi!
Bilerek hiçbir günah iþlemedim vallahi.
Eðer baðýþlamazsan günahýmý ey rabbim!
Yarýn mahþer gününde, ne olur benim halim?)
Bir gün onu gördüler, durmadan aðlýyordu.
Gözlerinden sel gibi, yaþlar akýtýyordu.
Niçin aðladýðýný sordular kendisinden.
Buyurdu ki: (Aðlamam, azap endiþesinden.
Rabbimin huzuruna çýkarýlacaðým gün,
Hatýrýma geldikçe, derdim artar büsbütün.
Ey insanlar, siz dahi aðlayýn ki bu günde,
Hiç aðlamayasýnýz yarýn mahþer gününde.
Kardeþlerim, vallahi ölüm var, ahiret var.
Günah iþlemeyin ki, þiddetlidir azaplar.)
Günahýný düþünüp, çok aðlardý hüznünden.
Gözlerinin görmesi, azalmýþtý bu yüzden.
Okurken rastlasaydý bi azap âyetine,
Tekrar edip aðlardý, tâ ki sabah vaktine.
Bir gece, çok aðladý þu âyet tesirinden:
(Ey mücrimler, ayrýlýn bugün sevdiklerimden.)
Derdi ki: (Mühim olan, deðildir çok ibadet.
Günahlardan sakýnmak mühimdir daha elbet.
Hak teâlâ indinde kýymetli olmak için,
Helalinden yemesi lazým gelir kiþinin.
Helalle beslenirse bir beden tam olarak,
Ölünce, o bedeni çürütemez hiç toprak.)
Yine bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Günah iþlemeyin ki, ahirette azap var.
Evvela kendimize merhametli olalým.
Azaptan, kendimizi evvela kurtaralým.
Sonra, evladýmýzý koruyalým ateþten.
Yani sakýndýralým onlarý günah iþten.)
|