Bu zatýn bir sevdiði (Abdullah-ý Hacendi),
Vardý ki, bir vakayý anlatýr þöyle kendi:
Der ki: Ben gençliðimde, bir rehber arýyordum.
Bir mürþidim olsa da, hizmet etsem diyordum.
Ýçimdeki bu arzu, dayanýlmaz gibi hal,
Alýnca, bulunduðum Hacend'den çýktým derhal.
Hakim-i Tirmizi’nin kabrine en nihayet,
Gelip, onun ruhundan istedim yardým, medet.
Sonra uyku bastýrdý, uyudum o arada.
Heybetli iki kiþi göründü o rüyada.
Onlardan bir tanesi, bana buyurdular ki:
(Ben, Hakim-i Tirmizi, Hýzýr’dýr yanýmdaki.
Sen, tâbi olmak için, kâmil mürþid ararsýn.
Ve lakin hiç arama, burada bulamazsýn.
Oniki sene sonra, Kasr-ý arifana git.
O mürþidi, orada bulursun sen o vakit.
Behaeddin Buhari gelecek ki o yerde,
Ýstifade edersin sen ondan fevkalade.)
Uykudan uyanýnca, oradan döndüm geri.
Beklemeye baþladým, o dediði rehberi.
Lakin iki kimseye rastladým ki sonra ben,
Salih zat olduklarý, belliydi hallerinden.
Baktým, konuþuyorlar samimi ve ihlasla,
Diyorlar ki: (Bir insan, mürþitsiz olmaz asla.)
Benim merak ettiðim mevzu idi bu da tam.
Ben hemen yanlarýna sokulup, verdim selam.
Dedim: (Olur musunuz siz bana rehber, delil?
Zira ben de ararým bir kâmil-i mükemmil.)
Dediler ki: (Bu þehrin falanca köyüne git.
Orada var þu anda, ehliyetli bir mürþit.)
Ben bunu öðrenince, ayrýlarak o yerden,
O dedikleri köye, acele gittim hemen.
O zatýn huzuruna, edeple girdim, fakat,
Göstermedi o bana, hiç ilgi ve iltifat.
Evliyadan olduðu, belliydi her halinden.
Lakin merak ettim ki, bakmýyor bana, neden?
Yanýnda bir de oðlu vardý ki bu kiþinin,
O da vardý farkýna, en nihayet bu iþin.
Dedi ki: (Sizin için geldi de þimdi bu zat,
Ne için kendisine etmezsiniz iltifat?)
Bu suale cevaben, dedi ki: (Ey evladým!
Onun, bizden nasibi yoktur ki, ne yapayým.
Behaeddin Buhari gelir ki Buhara’da,
O, onun talebesi olacaktýr orada.)
Ben ondan da ayrýlýp, bekledim bir kaç sene.
Sonra gittim oradan, Buhara beldesine.
Huzuruna girince, beni görüp sevindi.
Buyurdu ki: (Hoþ geldin, ey Abdullah Hacendi!
O oniki senenin bitmesine ve lakin,
Daha üç gün var idi, sen biraz erken geldin.)
Sohbetinin tesiri, belli oldu halimden.
Dünya muhabbetini çekip aldý kalbimden.
Onun himmeti ile, iyi oldu her halim.
Hatta kýsa zamanda, açýldý hemen kalbim.
|