Musa Nebi kavmine mensub bazý kimseler,
Allah’ýn Resulünün huzuruna geldiler.
Dediler: (Ya Muhammed, dersin: Benim mertebem,
Sair Peygamberlerden, daha yüksek ve ekrem.
Halbuki Musa Nebi, çýktý Tur-i Sina’ya.
Ve Allah, bizatihi hitab etti Musa’ya.
Bu yüzden Allah ona, kelimim demektedir.
Allah ile konuþmak, ne yüksek mertebedir.)
Buyurdu ki: (Ey kiþi, Rabbimiz þayet ona,
Kelimim dedi ise, habibim dedi bana.
Hak teâlâ katýnda, bir midir bu ikisi?
Elbet daha yüksektir, habibin derecesi.
Hem Tur’a çýkardýysa Musa’yý Hak teâlâ,
Çýkardý Burak ile, beni Arþ-ý a’laya.
Cenneti, cehennemi, cümle kevn-ü mekaný,
Gösterip, verdi bana Kâbe kavseyn makamý.
Hem Onun sonsuz olan lütuf ve ihsanýyle,
Görmekle þereflendim Rabbimi baþ gözüyle.)
Bitirdi sözlerini, o Sevgili Peygamber.
Onlar da kabul edip, hep imana geldiler.
Sonra Ýsa Nebi’nin kavmine mensub olan,
Kimseler, o Resule, bir sual sordu o an.
Dediler: (Ya Muhammed, dersin ki: Ben Allah’a,
Nebilerin hepsinden yakýným elbet daha.
Halbuki diriltirdi Ýsa, ölü kimseyi.
Vermiþti Hak teâlâ, ona bu mertebeyi.)
O zaman Resulullah, hemen bir sahabiye,
Dönüp emir verdiler: (Ali’yi çaðýr!) diye.
Bu emri alýr almaz, geldi hazret-i Ali.
Baktý, Resul yanýnda durur bazý ahali.
O Server buyurdu ki, onlardan bir kimseye:
(Ey filan, çok eski bir kabir göster Ali’ye.)
O kiþi gösterince, bin yýllýk bir kabiri,
O zaman buyurdu ki Allah’ýn Peygamberi:
(Ya Ali, o mevtayý üç kez çaðýr ismiyle!
Ve bak ki ne görürsün, Hak teâlâ izniyle.)
Vardý hazret-i Ali mezara hemencecik.
Ve (Ey Yakub!) diyerek, baðýrdý bir kerecik.
Hak teâlâ izniyle, tam o esnada, birden,
Yarýldý boydan boya kabir orta yerinden.
Sonra ikinci defa, seslenince kabire,
Orta yeri, tamamen açýldý birdenbire.
Üçüncü sesleniþte, hepsi þahit oldular.
Çýktý kabir içinden, nur yüzlü bir ihtiyar.
Uzamýþ saçlarýndan, topraklarý atarak,
Okudu þehadeti, yüksek sesli olarak.
Mucizeyi görünce, kâfirlerin cümlesi,
Þehadeti getirip, imana geldi hepsi.
|