Hazret-i Ebu Bekrin, son hastalýk anýnda,
Sahabenin bazýsý, bulunurdu yanýnda.
Buyurdu ki: (Bu gece, istihare eyledim.
Ki, bu halifeliði, kime teslim edeyim?
Diledim Rabbimizden, en çok hayýrlýsýný.
Ve onun rýzasýna, muvafýk olmasýný.
Siz de bilirsiniz ki, yalan yok bende zinhar.
Hayýrlý olmasýný istiyorum, o kadar.
Ben bu fikirde iken, uyumuþum öylece.
Resul-i kibriyayý, rüyada gördüm gece.
Ýki beyaz elbise giymiþti Fahr-i âlem.
Ben de, eteklerini tutuyordum ki, o dem,
Libaslar, yeþil olup, baþladý parlamaya.
Hatta parlaklýðýndan, imkan yoktu bakmaya.
Ýki yanýnda dahi, var idi iki kimse.
Onlar da giymiþlerdi, nurdan birer elbise.
Uzun boylu, heybetli kimselerdi ki onlar,
Hemen neþelenirdi, yüzlerine bakanlar.
O vaziyette iken, Resul aleyhisselam,
Müsafeha ederek, verdiler bana selam.
Bir elini, göðsüme koyunca sonra benim,
O anda zail oldu, cümle endiþelerim.
Buyurdu ki: (Biz seni, çok özledik ey Sýddýk!
Bize kavuþma vakti, yaklaþtý þimdi artýk.)
O böyle buyurunca, dedim: (Ya Resulallah!
Ben dahi çok þiddetle özledim sizi vallah.)
Sonra Resul buyurdu: (Sen þimdi, bu ümmetten,
Faruk’u halife seç, hiç tereddüt etmeden.
Zira Ömer-ül Faruk, hem adil, hem sadýktýr.
Yer ve gökte, herkesin rýzasýný almýþtýr.)
Yanýnda olanlarý, gösterip sonra bana,
Buyurdu: (Vezir olur, dünyada bunlar sana.
Hem vefatýn anýnda, olur yardýmcýlarýn.
Cennete gidince de, olurlar komþularýn.)
Dedim ki: (Anam babam, feda olsun yoluna.
Bu kiþiler kimdir ki, tanýtýn lütfen bana.)
Buyurdular ki: (Bunlar, melektir, insan deðil.
Saðdaki Cebrail’dir, soldakiyse Mikail.)
O esnada yanýmdan ayrýldý Resulullah.
Ben de hemen uyanýp, gördüm ki olmuþ sabah.
Aðlamýþ olduðumdan rüyada göz yaþiyle,
Her iki yanaðým da, ýslanmýþ o yaþ ile.
Evde bulunanlar da, yanýma toplanmýþlar.
Ben aðladýðým için, onlar da aðlamýþlar.) |