Gönül Sultanları.com >  Alim ve Evliyalarýn Alfabetik Listesi > Ý > Ýmam-ý Þafii > Kemiklere yazardý
Kemiklere yazardý
ÝMAM-I ÞAFÝÝ
rahmetullahi aleyh

Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhebinden olan Þâfi mezhebinin kurucusu ve evliyânýn büyüklerinden. Ýsmi, Muhammed bin Ýdrîs, künyesi Ebû Abdullah'týr. Eshâb-ý kirâmdan olan dördüncü dedesi Þâfî'ye nisbetle Þâfiî nisbesiyle meþhûr olmuþtur.

Soyu, Kureyþ kabîlesinden olup hem anne hem baba tarafýndan Peygamber efendimizin soyu ile birleþmektedir. Annesi tarafýndan soyu Fâtýma binti Abdullah el-Mahmûd bin Hasan el-Müsennâ bin Hasan bin Ali bin Ebî Tâlib'e dayanýr. Babasý tarafýndan ise Peygamber efendimizin üçüncü dedesi olan Abdümenâf, Þâfiî hazretlerinin dokuzuncu dedesidir.

767 (h.150) senesinde Kudüs civârýnda Gazze'de doðdu. 820 (h.204) senesinde Mýsýr'da vefât etti. Kabri Kâhire'deki Kurâfe Kabristanýndadýr.


Ýmam-ý Þafii ki, devrinin bir tanesi.
Resulün soyu ile birleþir sülalesi.

Üçüncü dedeleri, Peygamber-i ziþânýn,
Dokuzuncu dedesi olmaktadýr Ýmamýn.

Henüz çocuk yaþýnda, ezberledi Kur'aný.
Hep ilim öðrenmekle geçiriyordu zamaný.

Lakin o, yaþýyordu maddi sýkýntý ile.
Almaya gücü yoktu, bir yaprak kaðýt bile.

Kaðýt bulamasa da, yitirmezdi azmini.
Kemik parçalarýna yazardý derslerini.

Öyle kuvvetliydi ki hafýzasý, zekasý,
Ona, hayret ederdi baþta kendi hocasý.

Meþhur hadis kitabý var idi ki (Muvatta),
Bunu, dokuz gecede ezberlemiþti hatta.

Hadis, fýkýh ve lügat, hem dahi edebiyat,
Ýlminde, parmak ile gösterildi o bizzat.

Ýmam-ý Malik’e de, gelip yirmi yaþýnda,
Büyük bir âlim oldu, gençliðinin baþýnda.

O, ilim ve marifet, ayrýca soy ve neseb,
Yönünden, üstün idi sair ulemadan hep.

Henüz onüç yaþýnda, öðrenerek herþeyi,
Derdi ki: (Sorun bana, her türlü meseleyi.)

Onbeþinde baþladý, dini fetva vermeye.
Ahmed bin Hanbel bile gelirdi dinlemeye.

Derlerdi ki: (Ey Ýmam, sen âlimken, ne için,
Gelip katýlýyorsun dersine bu âlimin?)

Derdi ki: (Ezberledik bizler ilmin lafzýný.
Lakin bu zat, biliyor, onlarýn manasýný.)

Süfyan-ý Sevri der ki: (Ýmam-ý Þafii’nin,
Aklýnýn çokluðunu, anlamak gayr-i mümkin.

Cem olsa da bir yere, herkesin aklý þayet,
Yine de onun aklý, daha çok gelir elbet.)

O, az yer, midesini doldurmazdý pek fazla.
Derdi ki: (Doyasýya hiç yemedim ben asla.)

Sebebi sorulunca, buyurdu ki: (Çok yemek,
Bedene aðýrlýktýr ve uyku getirir pek.)

Gayet sevimli olup, çok güzeldi simasý.
Akranýndan üstündü, zeka ve hafýzasý.

Resulün sünnetine, ederdi çok riayet.
Var idi üzerinde, büyük vakar ve heybet.

O, Kur'an okuyorken, aðlardý dinleyenler.
Hatta kendilerinden geçerdi çok kimseler.

Abdullah-ý Ensari, buyurur ki hem dahi:
(Pek fazla seviyorum Ýmam-ý Þafii’yi.

Zira evliyalýkta, baksam hangi makama,
Her velinin önünde, rastlarým hep Ýmama.)

www.gonulsultanlari.com