MUHAMMED BAKÝ BÝLLAH
kuddise sirruh
Evliyânýn büyüklerinden. Ýnsanlarý Hakk'a dâvet eden, doðru yolu göstererek saâdete kavuþturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi ikincisidir.
Ýkinci bin yýlýnýn müceddidi ve Ýslâm âlimlerinin gözbebeði olan Ýmâm-ý Rabbânî hazretlerinin hocasýdýr.
Babasýnýn ismi Abdüsselâm olup, fazîletli bir zâttý. Annesi ise hazret-i Hüseyin'in soyundan olup, seyyide ve mübârek bir hanýmdý. Muhammed Bâkî-billah hazretleri 1563 (h. 971) senesinde Kâbil þehrinde doðdu. 1603 (h. 1012) senesinde vefat etti.
Ýmam-ý Rabbani’yi, yetiþtiren büyük zat.
Kýrk yaþýna gelince, eyledi Hakk’a vuslat.
Çocuk yaþta baþladý, din ilmini tahsile.
Zahiri ilimleri, öðrendi tamamiyle.
Tasavvufa girmeye, pek çoktu muhabbeti.
Herkesi þaþýrtýrdý bu yoldaki gayreti.
Feyz alacak bir veli arýyordu gün gece.
Ömrünü, aramakla geçirmiþti öylece.
Öyle çok arardý ki, böyle kâmil bir zatý,
Yetmezdi fazlasýna, bir insanýn takatý.
Hatta þehrin topraðý, killi idi ki hepten,
Çok çamurlu olurdu, yollarý bu sebepten.
Bu çamurlu yollarda, bir miktar yol yürümek,
Çok meþakkatli olup, insaný yorardý pek.
Lakin o, hiç aldýrýþ etmeden zerre bile,
Bir gönül erbabýný arýyordu þevk ile.
Bir üstad bulmak için çýrpýnýp duruyordu.
Annesi, bu haline hiç dayanamýyordu.
Gece yarýlarýnda, çýkarak sahralara,
Þöyle dua eder ve yalvarýrdý Allah'a:
(Ya Rabbi, evladýmýn muradý neyse þayet,
Sevdiðin kullarýnýn hürmetine ihsan et.
Ya kavuþtur oðlumu, ne ise muradýna,
Ya da al canýmý ki, takatim yoktur buna.)
Böyle dua ederdi, göz yaþlarý dökerek.
Dergahta, her hizmeti o yapardý severek.
Mesela o yapardý dergahta yemekleri.
Ve bir hasýr üstünde yatýyordu ekseri.
Oðlu bunu görerek, çok acýdý haline.
Yemek yapma iþini, verdi baþka birine.
Velakin öðrenince bu haberi annesi,
Üzüldü, kederlendi, kaçtý birden neþesi.
Dedi: (Ne kabahatim oldu ki, bilmiyorum.
Bu kýymetli hizmetten, mahrum ediliyorum.
Benim, hizmetten gayri, yok idi bir sermayem.
Bu idi bu dünyada yaþamakta tek gayem.
Ahirette kurtuluþ ümidim, bu hizmetti.
Ne yazýk ki kaçýrdým, elimden o da gitti.)
Onun bu üzüntülü halini öðrenenler,
Gelip Baki Billah’a bunu haber verdiler.
Dediler ki: (Efendim, olsun ki haberiniz,
Hizmetten oldum diye, çok aðlýyor anneniz.)
Buyurdu ki: (Ben ona merhamet ettiðimden,
Yemek hizmetlerini, almýþtým üzerinden.
Madem ki üzülüyor hizmetin gittiðine,
Eski hizmetlerini veriniz kendisine.)
Validesi sevinip, þükreyledi Allah'a.
Ve teþekkür eyledi, oðlu Baki Billah'a
Zira nimet bilirdi, o yaþta bu hizmeti.
Kuvveti az olsa da, pek fazlaydý gayreti.
|