Evliya-yý kiramýn en büyüklerindendir.
Kararmýþ gönülleri, ilmiyle etti tenvir.
Bir kimseye yazdýðý mektupta bu büyük zat,
(Tasavvuf)tan bahsedip, etti þöyle nasihat:
Buyurdu ki: (Ey oðlum, bu dünya imtihandýr.
Bu hayat fani olup, gayet kýsa bir andýr.
Allahü teâlâyý tanýmaya çalýþmak,
Bunun için bir rehber, bir vasýta aramak,
Herkes için lüzumlu ve hem de pek mühimdir.
Hatta Hak teâlânýn, bizlere bir emridir.
Nitekim kitabýnda buyurdu ki Rabbimiz:
(Ona kavuþmak için, vesile arayýnýz.)
Bunun için herkesin, bir rehber aramasý,
Bulunca, o rehberden feyiz ve nur almasý,
Zaman-ý saadetten, tâ ki bugüne kadar,
Yapýlan bir þeydir ki, bilir ehli olanlar.
Her rehber, kendisini yetiþtiren rehbere,
Baðlanýp, bu irtibat gider tâ o Servere.
Bütün saadetlerin baþý da, bir kul için,
Ýki þeye kavuþmuþ olmasýdýr kiþinin.
Birincisi þudur ki, kalbin bu mahlukata,
Düþkün olmamasý ve unutmasýdýr hatta.
Ýkincisi, bedenin, yani her bir a’zanýn,
Dinin emirlerine uymasýdýr bi hakkýn.
Ele geçmesi için bu iki büyük nimet,
Gönül ehli bir zatýn sohbeti lazým elbet.
Bir Allah adamýnýn sohbeti varsa eðer,
Bu, kolay nasib olur, yoksa, zor ele geçer.
Hatta ibadetlerin kolayca yapýlmasý,
Yasak olanlardan da, kolay sakýnýlmasý,
Bu nefs-i emmarenin iman ve itminana,
Kavuþmasýyla ancak nasib olur insana.
Lakin nefs-i emmare, asi, azgýn olarak,
Ve kendini beðenir surette olundu halk.
Nefs, bu kötülüklerden olmadýkça tam halas,
Ýslam’ýn hakikati kolayca hasýl olmaz.
Yani nefs-i emmare bulmadýkça itminan,
Müminin imaný da, deðildir gerçek iman.
Nefsi iman edince vakta ki bir insanýn,
O zaman, hakikati hasýl olur Ýslam’ýn.
Suret ehli, Cennetin suretine kavuþur.
Hakikat ehli ise, aslýna vasýl olur.
Cahillerin imaný, suretidir imanýn.
Bu iman, gidebilir elinden o insanýn.
Evliya imanýysa, tam, hakiki olmuþtur.
Bu iman, yok olmaktan, dönmekten korunmuþtur.
Nitekim Resulullah buyurdu ki: (Ey Rabbim!
Senden, geri dönmeyen bir imandýr talebim.)
Allahü teâlâ da buyuruyor ki yine:
(Müminler, iman edin Allah ve Resulüne.)
Peygamber-i ziþânýn bu dua ve dileði,
Yine Hak teâlânýn Kur'andaki bu emri,
Bu (hakiki iman)ý beyan eylemektedir.
Tasavvuftan maksat da, bunu elde etmektir.
|