Hasta oldu bir zaman Zeynelabidin Ali.
Geldi ziyaretine onu seven ahali.
Onlarý karþýlayýp, buyurdu ki: (Þimdi siz,
Buraya, ne maksat ve niyet ile geldiniz?)
Dediler ki: (Biz sizi seviyoruz da, ondan.
Ziyarete gelmiþtik, hasta olduðunuzdan.)
Buyurdu ki: (Kim beni, Allah ve Resulullah,
Hakký için severse, bulur o, sonsuz felah.
Arþ-ý a’la altýnda, gölgelenir mahþerde.
O gölgeden baþka da, gölge olmaz o yerde.
Hak teâlâ, bu halis sevgi için, kat be kat,
Cennetinde, onlara, verecektir mükafat.
Dünyalýk için dahi, severse her kim yine,
Kavuþurlar hesapsýz dünya nimetlerine.)
Ziyarete geldiler bir zaman kendisini.
Emretti kölesine, yemek getirmesini.
Köle, sofra elinde çýkarken merdivenden,
Yemek dolu o sofra, kayýverdi elinden.
Altta, küçük oðlunun üstüne düþtü hem de.
Çok sevdiði çocuðu, vefat etti o demde.
Titremeye baþladý köle ona bakarak.
Düþündü ki büyük bir ceza verir muhakkak.
Lakin Zeynelabidin hazretlerini ise,
Hiç sinirlendirmedi bu müessif hadise.
Buyurdu ki: (Hiç korkma, affeyledim vallahi.
Ve seni, Allah için azat ettim hem dahi.)
Techiz ve tekfinini yapýp kendi eliyle,
Defn etti cenazeyi, o üzgün hali ile.
Buyurdu ki: (Þaþarým þu kibredenlere hep.
Zira kibirlenecek, neleri vardýr acep?
Bir damlacýk su idi, leþ olur sonra yarýn.
Yani gururlanacak, nesi vardýr onlarýn?
Yine þu kullara da, þaþarým pek ziyade.
Ki, Hakkýn kudretini ederler müþahede.
Mesela gözleriyle görürler ki, bir insan,
Meydana gelmektedir, bir damla kan ve sudan.
Ayrýca gözleriyle görür ki onlar yine,
Bir çekirdek koyarlar, þu topraðýn içine.
Az zamanda büyüyüp, koca bir aðaç olur.
Bu nasýl oldu diye, etmezler hiç tasavvur.
Onlar, bu hakikati görürler de pek iyi,
Yine inkâr ederler, mahþerde dirilmeyi.
Þu geçici dünyaya sarýlýrlar da nice,
O ebedi hayatý unuturlar iyice.
Zarurettir diyerek, dünyaya çalýþýrlar.
Bütün ömürlerini, geçim için harcarlar.
Ve lakin bilmezler ki, asýl zaruret olan,
Farzlarý eda edip, kaçýnmaktýr günahtan.
Çünkü kula, ölünce, bunlar sorulacaktýr.
Cevap veremez ise, ateþte yanacaktýr.)
|