Kýz kardeþi Sefane, Adiy’den daha evvel,
Resulullaha gelip, iman etti mükemmel.
Hemen geri gönderdi o Server Sefane'yi.
Ki, hemen kendisine, alýp gelsin Adiy’i.
Reisi oluyordu, o, Tay kabilesinin.
Güzel meziyetleri var idi kendisinin.
Mesela iman ile henüz þereflenmeden,
Daima kaçýnýrdý Müslümanlarla cenkten.
Sefane, kardeþini bulur bulmaz, anýnda,
Güzel þeyler söyledi Resulullah hakkýnda.
Bu sözler, tesir etti Adiy’e ve böylece,
Medine’ye geldiler ikisi beraberce.
Zira Resulullahý, çok merak etmiþ idi.
Sýrf Onu görmek için Medine’ye gitmiþti.
Girdi selam vererek, mescidden içeriye.
Sordu ona o Server, (Ýsminiz nedir?) diye.
(Ben Adiy bin Hatem'im) dedi o da cevaben.
Evine davet etti o Server onu hemen.
Çok müsbet tesir etti bu ziyaret Adiy'e.
Süzüyordu Resulü (Nasýl bir kimse?) diye.
Düþündü ki: Bu kiþi, melik filan deðildir.
Zira hükümdarlarda, olur gurur ve kibir.
Vallahi böyle olmaz melik olan bir kimse.
Bu zat, kerem sahibi bir kiþidir öyleyse.
Ýmana davet etti Resul onu sonunda.
(Benim dinim var) dedi, o dahi cevabýnda.
O zaman Resulullah buyurdu ki: (Ey Adiy!
Ben, senin o dinini bilirim senden iyi.
Zira sen, Rakusiye dininin mensubusun.
Dörtte bir ganimeti nasýl alýp yiyorsun?
Bu, sizin dininizde caiz deðil bir kere.)
O, bunlarý dinleyip, daldý bir tefekküre.
Ve þöyle düþündü ki: Vallahi doðru diyor.
Ve bizim dinimizi, bizden iyi biliyor.
Herhalde Peygamberdir bu zat, melik olamaz.
Melikte bu güzel yüz, bu tatlý söz bulunmaz.
Adiy, Resulullahý zevk ile dinliyordu.
Dinledikçe, kalbine bir huzur geliyordu.
O Server, bir kez daha teklif etti Adiy'e:
(Sen, o dini býrak da, gel Müslüman ol!) diye.
Bu sefer tereddütsüz getirdi bir þehadet.
Resulün huzurunda iman etti nihayet.
Peygamberlerden baþka, herkesten üstün olan,
Eshabdan olmak ile þereflenmiþti o an.
Ýzin alýp dönünce tekrar kabilesine,
Sebep oldu, hepsinin imana gelmesine.
Uþur mallarýný da, o topladý ilk sefer.
Verirdi Peygambere hep müjdeli haberler.
|