Hazret-i Hüseyin’le, hem de hazret-i Hasan,
Hasta olmuþlar idi, ikisi de bir zaman.
Peygamber efendimiz, alýnca bunu haber,
Çok üzülüp, onlarýn evlerine geldiler.
Hazret-i Ali ile, Fatýma'ya hitaben,
Buyurdu: (Bunlar için, bir adak yapýn hemen!)
Peygamber efendimiz böyle emir verince,
Üç gün oruç tutmayý, nezrettiler hemence.
Birkaç gün geçmiþti ki, o günden itibaren,
Sýhhate kavuþtular ikisi de tamamen.
Ýyileþip kalkýnca Hasan ile Hüseyin,
Oruca baþladýlar, bu nezri eda için.
Lakin yiyecekleri, yoktu iftar edecek.
Birinden ödünç arpa istediler üç ölçek.
Üç parçaya ayýrdý, bunu hizmetçileri.
Ve piþirdi biriyle, iftarlýk çörekleri.
Ýftar vakti gelince, Fatýma, kalkýp hemen,
Her birinin önüne, koydu o çöreklerden.
Az zaman kalmýþtý ki, tam iftar zamanýna,
Gayet fakir bir kiþi, geldi kapýlarýna.
Dedi ki: (Çok fakirim, merhamet eyleyiniz.
Allah rýzasý için, bana ekmek veriniz.)
Hepsi de çöreðini, o fakire verdiler.
Kendileri su ile, o gün iftar ettiler.
O zavallý fakirin karnýný doyurunca,
Niyetlendi hepsi de, ikinci gün oruca.
Hizmetçi, o gün dahi, arpadan öðüterek,
Yine iftarlýk için, piþirdi birer çörek.
Yine çok az bir zaman kalmýþtý ki iftara,
Yetim bir çocuk geldi, kapýya tam o ara.
Dedi: (Ben yetimim ve açým, emin olunuz.
Allah rýzasý için, karnýmý doyurunuz.)
Hepsi de, önündeki iftarlýk çöreðini,
Verip, sevindirdiler o yetimin kalbini.
Ýftarý, sýrf su ile açarak, en nihayet,
Üçüncü gün oruca, ettiler yine niyet.
Hizmetçi, geri kalan arpanýn tamamýndan,
Beþ adet çörek yaptý, iftara yakýn zaman.
Bu sefer de bir esir, geldi kapýlarýna,
Dedi: (Açým üç gündür, az ekmek verin bana.)
Verdiler çörekleri, hepsi de bu esire.
Açtýlar iftarlarý, yine yalnýz su ile.
Dördüncü gün, onlara teþrif etti Peygamber.
Getirdi Cibril dahi, çok müjdeli bir haber.
Okuyup o Resule, Hel eta suresini,
Dedi: (Ya Resulallah, tebrik ederim seni.
Ehl-i beytin verdiði sadaka sebebiyle,
Methetti Hak teâlâ, onlarý bilvesile.) |