Ali bin ebi Talip, Resulün, bizatihi,
Amcasý oðlu olup, damadýydý hem dahi.
Ona buyurdular ki bir defa Efendimiz:
(Seninle ben, Harun'la Musa Nebi gibiyiz.)
Böyle dedikten sonra, buyurdular ki: (Ancak,
Benden sonra, peygamber yoktur ve olmayacak.)
Nitekim Resulullah, bir harbe gittiðinde,
Halife býrakmýþtý, onu kendi yerinde.
Buyurdu ki: (Ya Ali, Medine'de kalarak,
Müminlerin iþine, ol burada göz kulak.)
Münafýklar bu hali, derhal haber aldýlar.
Bunu fýrsat bilerek, þu fitneyi yaydýlar.
Dediler ki: (Muhammed, sýkýlýyordu ondan.
Bu yüzden, onu böyle uzak tuttu ordudan.)
Ali bin ebi Talip, bunlarý iþiterek,
Sevgili Peygambere, bildirdi üzülerek.
Peygamber efendimiz, öðrenince bu hali,
Buyurdu: (Yahudiler, yalan söyler ya Ali!
Ben seni, Medine'de býraktým ki yerime,
Sen göz kulak olasýn, ehlin ile ehlime.
Yani sen, Harun ile Musa Nebi misali,
Olmak istemez misin benim ile ya Ali?)
Yine onun hakkýnda, buyurdu ki o Server:
(Ya Ali, seni ancak mümin olanlar sever.)
Hayber kalesinin de, gecikince düþmesi,
Çok üzüldü haliyle, Allah’ýn Sevgilisi.
Eshaba buyurdu ki: (Sancaðý, ben bu sefer,
Birine veririm ki, o, kal'ayý fetheder.)
O sabah, bu maksatla dýþarý teþrif edip,
Buyurdu ki: (Nerdedir Ali bin ebi Talip?)
Dediler ki: (Ali'nin gözünde aðrý vardýr.
Bu aðrý sebebiyle, gayet ýzdýraptadýr.)
Buyurdular ki: (Olsun, onu bana getirin!)
Yardýmla getirdiler yanýna Peygamberin.
O Server, ellerini sürünce gözlerine,
Kurtuldu o aðrýdan Resulün hürmetine.
Ve dua eyledi ki: (Ya ilahel âlemin!
Cümle sýkýntýlardan, Ali'yi eyle emin.)
Daha sonra, bayraðý, verip onun eline,
Buyurdu ki: (Ya Ali, git düþman üzerine!)
Sonra da kendisine tembih etti ki hemen:
(Ya Ali, geri dönme Hayber'i fethetmeden.
Yardýmý eriþecek sana Hak teâlânýn.
Çarpýþ o kâfirlerle, arkana bakma sakýn!)
Hazret-i Ali dahi, dedi: (Ya Resulallah!
Anam, babam ve caným, fedadýr sana vallah.
Onlarý, hidayete getirinceye kadar,
Gider ve harb ederim, arkama etmem nazar.)
|