Peygamber efendimiz, hadis-i þeriflerde,
Aliyyül Mürteza'yý, övmüþtür birçok yerde.
Mesela buyurdu ki: (Ali halk olmasaydý,
Fatýma'ya münasip, bir kimse bulunmazdý.
Kim Ali'ye düþmanlýk beslerken ölse eðer,
O, imansýz olarak ruhunu teslim eder.)
Bir gün de buyurdu ki kendisine hitaben:
(Ya Ali, sen her þeyi, iste yalnýz Rabbinden.
Bilmediðin bir þeyi, sorduðunda insanlar,
Bilmiyorum demekten, utanma yine zinhar.
Güler yüzlü, cömert ol, kimseyi kýrma sakýn.
Bu üçü, þiarýdýr zira her Müslümanýn.)
Enes bin Malik dahi, þöyle rivayet eder:
Bir gün Resulullahla, otururduk beraber.
Ensardan Ebu Ukayl, sordu Resulullahtan:
(Senden sonra en üstün, kimdir bu insanlardan?)
(Ebu Bekr-i Sýddýk'týr) diye cevap verince,
(Ondan sonra kim?) diye, sordu yine hemence.
Resulullah, (Ömer'dir) buyurunca cevaben,
(Ömer'den sonra kimdir?) diye sordu o hemen.
(Osman ibni Affan'dýr) buyurunca o Server,
(Peki, Osman'dan sonra, kimdir?) dedi bu sefer.
Peygamber efendimiz, buna dahi cevaben,
(Aliyyül Mürteza'dýr) buyurdu ona hemen.
Hazret-i Peygamberin cevabý üzerine,
Ebu Ukayl, dedi ki Allah’ýn Resulüne:
(Anam, babam ve caným, yoluna feda olsun.
Niçin amcan oðlunu, sona býrakýyorsun?
Halbuki Ali senin, kardeþin deðil midir?
Niçin onun ismini, en sona ettin tehir?)
O Server buyurdu ki ona cevap olarak:
(Bütün Peygamberleri, yaratýp cenâb-ý Hak,
Gönderdi her birini, birbirlerinden sonra.
Beni, en son olarak, gönderdi insanlara.)
Peygamber efendimiz, devam edip sözüne,
Þöyle izah buyurdu, bu mevzuda hem yine.
(Benim, Peygamberlerin sonuncusu olarak,
Gelmemin, bir zararý oldu mu ki en ufak,
Ali’nin de, hilafet sýrasýnda, en sona,
Kalmasý, bu bakýmdan bir zarar versin ona.
Ve ayrýca Adem'in yaratýldýðý andan,
Kýyamet gününe dek, ne kadar ehl-i iman,
Geldi ve gelecekse, onlarýn her birinin,
Ecrini, bana dahi verir Rabbil âlemin.
Ve yine yeryüzünde, þarktan tâ garba kadar,
Allah’a iman eden, varsa nice insanlar,
Onlarýn kazandýðý sevaplarý da aynen,
Ali’ye baðýþladý Hak teâlâ tamamen.)
|