Sare ile Hacer'i, alýp bir gün yanýna,
Hicret etti Mýsýr'dan, Filistin diyarýna.
Sebu denen bir yere yerleþti onlar, fakat,
Kupkuru bir yer olup, yok idi su ve hayat.
Halilullah burada, hemen kazdý bir kuyu.
Öyle su fýþkýrdý ki, tatlý ve hoþtu suyu.
Bir kaç gün olmuþtu ki, buralara geleli,
Bitti yanlarýndaki yiyecek ekmekleri.
Ýbrahim Halilullah, yiyecek bulmak için,
Heybesini alarak, yola düþtü ve lakin,
O bölgeden þehire, yol çok idi varmaya.
Varsa bile, parasý yoktu buðday almaya.
Çaresizlik içinde, geriye dönecekti.
Sare ile Hacer'e, lakin ne diyecekti?
Elindeki heybeye kum-çakýl doldurarak,
Eve gelip uyudu, onu yere koyarak.
Hemen hazret-i Sare, söyledi ki Hacer'e:
(Heybeye bak bakalým, getirmiþ mi zahire?)
O da bakýp dedi ki: (Buðday dolu tamamen.)
Dedi ki: (Öyle ise, ekmek yapalým hemen.)
Buðdayýn bir kýsmýný, un yapýp oracýkta,
Ve sonra piþirdiler, ekmekleri ocakta.
Sonra Halilullah'ý, gelip davet ettiler.
Dediler ki: (Buyurun, taze piþti ekmekler.)
Halilullah, sýcacýk ekmekleri görünce,
(Nereden un buldunuz?) diye sordu hemence.
Bu suale, ikisi, çok hayret eylediler.
(Sen buðday getirdin ya, ondan yaptýk) dediler.
Halilullah bildi ki, Rabbinin ihsaniyle,
Kum ve çakýl, buðdaya dönüþmüþ tamamiyle.
Bir kýsmýný ayýrýp sonra o zahirenin,
Ziraatte kullanýp, bir hayli oldu zengin.
Yarým milyondan fazla, var idi davarlarý.
Ova ve vadileri doldururdu mallarý.
Misafiri olmadan, oturmazdý sofraya.
Yok ise, bulmak için çýkar idi sahraya.
Yine bir defasýnda, vermiþti bir ziyafet.
Ýkiyüz mecusiyi, yemeðe etti davet.
Onlar gelip yiyerek, çok teþekkür ettiler.
Ve ona, bir yardýmda bulunmak istediler.
Dediler: (Ey Ýbrahim, çok teþekkür ederiz.
Herhangi emrin varsa, yapalým onu da biz.)
Buyurdu ki: (Öyleyse, sizden bir dileðim var.
Rabbime, bir kerecik secde edin, o kadar.)
Hiç beklemiyorlardý mecusiler secdeyi.
Oturup, müþavere eylediler bu þeyi.
Zira davet etmiþti imana daha önce.
Kabul etmemiþlerdi, þaþýrdýlar böylece.
Dediler ki: (Yalandan, yapalým isteðini.
Memnun etmiþ oluruz, böylece kendisini.)
Secdeye kapandýlar o anda hepsi birden.
O ise dua etti, onlar secdede iken:
(Ya ilahi, sendendir kullarýna hidayet.
Þu ikiyüz kâfire, Müslümanlýk nasib et.)
O anda kabul etti duayý cenâb-ý Hak.
Her birisi, secdeden kalktý mümin olarak.
|