Gönül Sultanları.com >  Peygamberler > Ýsmail aleyhisselam > Kurban ediliþi
Kurban ediliþi
Ýbrahim Halilullah, Nemrudun ateþinden,
Kurtulup, hicret etti o kâfirin þerrinden.

Sonra dua etti ki: (Ya Rabbi, fadlýn ile,
Bana sen, salihlerden, bir oðul ihsan eyle.)

Onun bu duasýný, Rabbimiz etti kabul.
Ve Ýsmail adýnda, ihsan etti bir oðul.

Resulullahýn nuru, bu çocuk doðduðunda,
Merih yýldýzý gibi, parlýyordu alnýnda.

Pek fazla seviyordu, oðlunu bundan sebep.
Ve her zaman, yanýnda tutuyordu onu hep.

Ýsmail, yedi veya onüç yaþýnda iken,
Rüya gördü babasý, mihrabýnda uyurken.

Gördü ki, Ýsmail’le otururken beraber,
Bir melek, gelip ona, verdi þöyle bir haber:

Dedi ki: (Ben Rabbimin elçisiyim, bil bunu.
Allah, kurban etmeni istiyor bu oðlunu.)

Korku ile uyanýp, tereddüt etti ki hep:
Bu rüya, rahmani mi, þeytani midir acep?

O gün bunu düþünüp, tereddüt etti diye,
O güne, bu sebepten dendi yevm-i terviye.

Gördü ayný rüyayý, ikinci gün de fakat.
Ýyice anladý ki, bu rüya bir hakikat.

Rahmani olduðunu, Ýyi bildi bu iþin.
O güne de arefe denildi bunun için.

Görünce aynýsýný, hem üçüncü gecesi,
Rahmani olduðunda, kalmadý hiç þüphesi.

O gün, Hâcer hatunun yanýna geldi hemen.
Ona þöyle buyurdu, rüyadan bahsetmeden:

(Yýka Ýsmailimi, sürme çek gözlerine.
Yeni elbisesini giydir hem üzerine.

Güzel koku sürüver üstüne göz nurumun.
Zira ziyaretine gideriz bir dostumun.)


Sonra da buyurdu ki sevgili evladýna:
(Ey oðlum, biraz iple, bir býçak al yanýna.)

Dedi ki: (Babacýðým, býçak ile ip niçin?)
Dedi: (Kurban keseriz, Allah rýzasý için.)

Sordu ki: (Babacýðým, nereye gideceðiz?)
Buyurdu: (Bir dostumu ziyaret edeceðiz.)

Yine sual etti ki: (Onun evi nerdedir?)
Buyurdu: (O, evden ve mekândan münezzehtir.)

Dedi: (O, yemek yer mi oturup bizim ile?)
Buyurdu: (Münezzehtir o dostum bundan bile.)

Þeytan, fýrsat bilerek, ihtiyar kýlýðýnda,
Geldi Hâcer hatunun hanesine anýnda.

Dedi ki: (Ýsmail’i, babasý, aceleyle,
Ne maksatla götürdü, býçak ile, ip ile?)

Bilmedi Hâcer onun, bir þeytan olduðunu.
Dedi ki: (Ziyarete gittiler bir dostunu.)

Þeytan, Hâcer hatuna, dedi: (Ne münasebet.
Kesmek için götürdü, bahanedir ziyaret.)

Hâcer, þaþkýn bir halde dedi ki: (Sen acaba,
Gördün mü ki, oðlunu, boðazlasýn bir baba?)


Mel’un þeytan, Hâcer’e, dedi ki son olarak:
(Öyle zannederim ki, emretti cenâb-ý Hak.)

Hâcer dedi: (Rabbimiz emrettiyse eðer ki,
Ona, can-ü gönülden razýyýz elbetteki.)


www.gonulsultanlari.com