Ýbrahim Halilullah, Nemrud'un ateþinden,
Kurtulup, hicret etti onun memleketinden.
Hanýmý Sâre ile, bir yere geldiler ki,
Ahlaksýz ve zalimdi o ülkenin meliki.
Sâre’yi görür görmez, oldu ona musallat.
Sâre ise, Allah’a eyledi münacaat:
(Ya Rabbi, bu zalimin þerrinden koru beni!)
Der demez, o ahlaksýz yerde buldu kendini.
Hatta eli ayaðý hiç tutmaz oldu hepten.
Yalvardý ki: (Dua et, kurtulayým bu dertten.)
Sâre dua edince, kalktý ve buldu sýhhat.
Ve lakin kurtulunca, oldu yine musallat.
Elini uzatýnca tekrardan o edebsiz,
Yine yere devrilip, kaldý tam hareketsiz.
Bu hal vaki olunca kendisine üç defa,
Korktu ve pis elini uzatmadý bir daha.
Hem de, Hâcer adýnda, çok asil bir hatunu,
Hizmetine vererek, býraktý artýk onu.
Halilullah ve Sâre, oradan ayrýlarak,
Filistin’e geldiler Hâcer'i de alarak.
Sâre hatun dedi ki hazret-i Ýbrahim'e:
(Ben yaþlandým, Hâcer'i nikâh eyle kendine.)
Hâcer'le evlenince Ýbrahim Halilullah,
Hazret-i Ýsmail’i bahþetti ona Allah.
Resulullahýn nuru, önce bu hanýmýna,
Ondan da geçiverdi Ýsmail'in alnýna.
Ýbrahim Halilullah, bu nurun sebebiyle,
Fazla ilgi gösterdi Hâcerle Ýsmail’e.
Sâre'nin gayretine dokununca iþbu hal,
Hazret-i Ýbrahim’e bir vahiy geldi derhal:
Hâcer'le Ýsmail'i, bu vahiy üzerine,
Götürdü Beytullahýn þu andaki yerine.
Lakin o yer çok ýssýz, tenha idi o zaman.
Ýkisini býrakýp, geri döndü oradan.
Halilullahýn yaþý, ne zaman ki yüz oldu,
Sâre'nin yaþý dahi yetmiþi geçiyordu.
Bir gün Sâre hatunla, Halil aleyhisselam,
Otururken, melekler geldi ve verdi selam.
Halilullah, onlarý buyur etti içeri.
Lakin tanýyamadý bu gelen kiþileri.
Çýktý ve et kýzarttý onlardan hiç habersiz.
Önlerine getirip, dedi: (Yemez misiniz?)
Onlar, bir bahaneyle o etten yemeyince,
Melek olduklarýný bilip korktu iyice.
Melekler dediler ki: (Korkma, bizler meleðiz.
Seni, Ýshak adýnda oðulla müjdeleriz.)
Sâre bunu iþitip, çok taaccüp eyledi.
(Ben acuze hatunum, bu nasýl olur?) dedi.
Halilullaha dahi garib geldi bu tebþir.
Buyurdu: (Ey melekler, bu ne garip müjdedir?
Bu ihtiyarlýðýmda nasýl oluyor da siz,
Bana, oðlun olacak diye müjdelersiniz?)
Dediler ki: (Hak ile müjdeledik biz seni.
Allah’ýn rahmetinden hiç kesme ümidini.)
Buyurdu ki: (Allah’ýn rahmeti bî-payandýr.
Ondan ümit kesenler, bundan gafil olandýr.)
|