Eyüp aleyhisselam, Rabbinin ihsaniyle,
O aðýr hastalýktan kurtuldu tamamiyle.
Genç delikanlý olup, bulmuþtu tam bir sýhhat.
Rahime onu görmüþ, tanýmamýþtý fakat.
Telaþa kapýlarak, o seðirtti sahraya.
Saða sola koþarak, baþladý aramaya.
Cibril, Eyüp Nebi’ye dedi ki o aralýk:
(Rahime’yi çaðýr da kendini tanýt artýk.)
O zaman Eyüp Nebi, seslendi ki: (Ey kadýn!
Nedendir acep senin bu feryat ve figanýn?)
Rahime, genç kiþinin sesini iþiterek,
Geldi onun yanýna biraz ümitlenerek.
Dedi: (Bir hastam vardý, çok ihtiyar, bi-takat,
Onunla seksen sene sürmüþtük mesut hayat.
Lakin yedi senedir, hasta idi bir nice.
Ona hizmet ederdim elimden geldiðince.
Yiyecek almak için ayrýlmýþtým yanýndan.
Döndüm ki yok yerinde, aðlarým iþte bundan.)
Eyüp aleyhisselam buyurdu ki: (Ey hatun!
Ben yardýmcý olayým, ne idi adý onun?)
Dedi ki: (Eyüp idi, sabrederdi her derde.
Allahü teâlânýn Peygamberiydi hem de.)
Sordu yine: (Nasýldý onun þekli ve hali?
Tarif et bana biraz, nasýldý þemaili?)
Dedi ki: (Gençliðinde, benzerdi aynen sana.
Ve lakin þimdi yaþý eriþmiþti doksana.)
Eyüp aleyhisselam buyurdu: (Ey Rahime!
O Eyüp iþte benim, bakma bu genç halime.
Yeniden verdi Rabbim, bana sýhhat, afiyet,
Çok þükür sona erdi o hastalýk ve mihnet.)
O bunu öðrenince, çok memnun oldu içten.
Aðladý ikisi de bu sürur ve sevinçten.
Eyüp aleyhisselam ve Rahime, böylece,
Ýhsan-ý ilahiye kavuþtular bir nice.
Daha sonra ayrýlýp, o küçük kulübeden,
Þehre gitmek üzere, çýktýlar yola hemen.
Tam þehrin kapýsýna yaklaþýnca nihayet,
Onlarýn ikisi de þaþýrdýlar be gayet.
Zira onlar, orada gördüler ki bu defa,
Ýnsanlar, akýn akýn geliyor bu tarafa.
Bilcümle þehir halký, toplanmýþ kadýn erkek,
Kendilerine doðru gelirdi sevinerek.
Eyüp Nebi, onlara etti ki þöyle sual:
(Nereye gidersiniz güruh güruh, ne bu hal?)
Dediler ki: (Gaibten bir ses duyduk hepimiz.
Diyordu: Ey insanlar, dikkatle dinleyiniz.
Vakta ki Eyüp diye vardý ki bir Peygamber,
Onu, þehir dýþýna kovmuþtunuz beraber.
Þimdi o sýhhat buldu, þehire gelmektedir.
Çýkýp karþýlayýnýz, þimdi filan yerdedir.)
Eyüp aleyhisselam þehire geldiðinde,
Gördü ki, evi barký duruyor hep yerinde.
Halbuki yýkýlmýþtý evi ve binalarý.
Hak teâlâ yeniden ihsan etti onlarý.
|