Eyüp Nebi, eþiyle þehre vasýl oldular.
Köhnemiþ evlerini, sapasaðlam buldular.
Önce sahip olduðu bilcümle servetine,
Daha ziyadesiyle kavuþtu tekrar yine.
On oðlu var idi ki, etmiþlerdi hep vefat.
Hak teâlâ, hepsine yeniden verdi hayat.
On oðul daha verdi ona hem Hak teâlâ.
Her hali, eskisinden oldu iyi ve âlâ.
Yüz çeviren dostlarý, gösterdiler muhabbet.
Ýnsanlar, daha fazla ettiler ona raðbet.
Ve lakin Eyüp Nebi, henüz sýhhat bulmadan,
Rahime hatun için üzülmüþtü bir zaman.
Gadaplanýp, yeminle demiþti ki ona hem:
(Yüz sopa vuracaðým sana iyileþirsem.)
Sýhhate kavuþunca, hatýrladý ahdini.
Lakin istemezdi ki, kýrsýn onun kalbini.
O, bunu dert edinip, düþtü bir üzüntüye.
(Bu ahdimi, ne tarzda ifa ederim?) diye.
O, böyle düþünürken bu yemin ve ahdini,
Rabbimiz, kendisine gönderdi þu vahyini.
Buyurdu ki: (Ya Eyüp, incesinden yüz adet,
Çubuk al, iple baðla, olsun yüzlük bir demet.
Onunla Rahime’ye bir defa vurur isen,
O ahdini yerine getirmiþ olursun sen.)
Eyüp aleyhisselam, bu emir gereðince,
Yüz adet çubuk alýp, demet yaptý hemence.
Rahime’ye bir defa vurarak hafifinden,
Kurtuldu böylelikle, o yemin ve ahdinden.
Hazret-i Rahime’nin incinmemesi için,
Bu vahyi göndermiþti ona Rabbil âlemin.
Zira Rahime hatun, yedi sene müddetle,
Ona, can-ü gönülden baktý hem merhametle.
Her türlü hizmetini yaptý hiç usanmadan.
Hem de bir defa olsun, asla surat asmadan.
Maiþetini dahi, ederdi kendi temin.
O, böyle fedakârdý, hem de sadýk ve emin.
Kusursuz hizmet etti, þefkatle, acýyarak.
Bir insanda sadakat, bu kadar olur ancak.
Erzaksýz býrakmadý hiç hazret-i Eyüb’ü.
Çok fedakârlýk ister, zira kolay deðil bu.
Hatta bir gün, elinde kalmamýþtý hiç para.
Fazla elbisesini alýp gitti pazara.
Satýp, parasý ile aldý yiyeceðini.
Yine de yiyeceksiz býrakmadý beyini.
Böyle fedakârane edince ona hizmet,
Hak teâlâ katýnda, kazandý büyük kýymet.
Eyüp aleyhisselam yüz yerine, bir defa,
Vurarak, yeminini edince böyle ifa,
Sordu Rahime hatun hikmetini bu iþin.
Buyurdu: (Vahiy geldi Rabbimden bunun için.)
O, hazret-i Eyüp’ten iþittiðinde bunu,
Bildi Hak teâlânýn kendisine lütfunu.
(Hak teâlâ, hususen lutfetti bana) diye,
Sevinip, þükreyledi olan bu hadiseye.
|