Ýsrail oðullarý Mýsýr’da yaþarlardý.
Allahü teâlâya ibadet yaparlardý.
Kýbtilerse, tapardý yýldýzlara, putlara.
Eziyet ederlerdi Müslüman insanlara.
Fir’avn da, kýbtilere mensuptu, bundan sebep,
Köle gibi görürdü beni Ýsrail’i hep.
O günlerde Firavun rüya gördü bir gece.
Uyanýnca, korktu ve telaþlandý bir nice.
Çaðýrdý huzuruna cümle kâhinlerini.
Rüyasýný anlatýp, istedi tabirini.
Dedi: (Beyt-ül makdis’ten, çýktý ateþ ve alev.
Mýsýr’ýn evlerini yaktý ve kalmadý ev.
Kýbtileri tek be tek, yakýp kül ediyordu.
Beni Ýsrail ise, hiç zarar görmüyordu.)
Dediler: (Þöyledir ki tabiri bu rüyanýn,
Bu beni Ýsrail’den bir kimse çýkar yarýn.
Büyüyüp geliþince, olur güçlü bir kiþi.
Senin saltanatýný almak olur ilk iþi.
Seni ve kýbtileri, çýkarýr yurdumuzdan.
O çocuðun doðmasý, yakýndýr hem de þu an.)
Fir’avn bunu duyunca, kin ile doldu içi.
Dedi: (Kim yapabilir bana karþý bu iþi?)
(Benim saltanatýma kim son verir?) diyerek,
Düþündü: Öyle ise, bir tedbir almam gerek.
Merhamet hislerinden mahrum idi o zaten.
Kendine yakýþacak þu emri verdi hemen:
(Kim beni Ýsrail’den bir erkek çocuðunu,
Doðurursa, öldürün, yaþatmayýn hiç onu.)
Cümle ebeleri de yanýna çaðýrarak,
Söyledi onlara da, bir hayli korkutarak.
Hatta tayin etti ki bazý vazifeliler,
Bu hususta gevþeklik göstermesin ebeler.
Bir kadýn, doðursaydý bir erkek çocuðunu,
Doðar doðmaz, anýnda öldürürlerdi onu.
Bu tüyler ürpertici, insanlýk dýþý vahþet,
Bütün þiddeti ile sürmüþtü uzun müddet.
Böyle devam ederken onun bu iþkencesi,
Hazret-i Musa’ya da hamileydi annesi.
Doðum da yakýn olup, korkardý ki o hatun,
Eðer oðlum olursa, öldürür bu Firavun.
O zalimin, onlara musallat eylediði,
Ebelerden birini, tanýrdý gayet iyi.
Sevdiði bu ebeyi çaðýrarak gizlice,
Dedi ki: (Senin ile dostluðumuz var nice.
Ýþte doðum zamaným yaklaþtý, bil de bunu,
Göster bana bu babta sevgi ve dostluðunu.)
O da gelip gizlice, girdi bir gün odaya.
Musa aleyhisselam teþrif etti dünyaya.
Ebe de, çocuktaki parlak nuru görerek,
Aþýk oldu çocuða, çok muhabbet ederek.
Dedi ki: (Bu oðlunu, sakla gizli bir yere.
Ben çýkýnca, memurlar girerler içeriye.)
Hakikaten o ebe çýkar çýkmaz o evden,
Fir’avnýn memurlarý, kapýya koþtu hemen.
|