Karun, Musa Nebi'nin ümmetinden biriydi.
Ya amcasý, yahut da amcasý oðlu idi.
Önceden fakir olup, iyiydi huyu gayet.
Tevrat’ý güzel okur, yapardý çok ibadet.
Dördüncü torunuydu Yakub Peygamberin de.
Ýnandý, Musa Nebi peygamber geldiðinde.
Ýman etmeden önce, Fir’avnýn veziriydi.
Halka zulüm, eziyet eyleyen birisiydi.
Ýman ettikten sonra, el çekti vezirlikten.
Kendisini ilme ve taate verdi hepten.
Musa Nebi'ye karþý vardý hürmet, edebi.
Ona, kimya ilmini öðretti Musa Nebi.
Hazret-i Musa ile, Harun'dan sonra hatta,
O idi en ileri, ilim ile taatta.
Yüzünün fevkalade bir güzelliði vardý.
Bu yüzden kendisine nur yüzlü diyorlardý.
Kýrk sene, dað baþýnda eyledi hep ibadet,
Ýblis, onun halini öðrendi en nihayet.
Onu aldatmak için, bir insan kýlýðýnda,
Baþladý ibadete, gidip onun yanýnda.
Öyle ki, geçti hatta ibadette Karun’u.
O, iblise inanýp, mübarek bildi onu.
Kalbinde ona karþý besledi çok muhabbet.
Ona çok kýymet verip, eyledi saygý, hürmet.
Ýblis kavuþmuþ idi tam da aradýðýna.
Hiylesi gereðince, þöyle dedi Karun’a:
(Dað baþýnda durmakla iyi mi yapýyoruz?
Eþ dost hasta olsalar, ilgilenemiyoruz.
Ve hatta ölseler de, olmuyoruz haberdar.
Ýþte bu bakýmlardan bir noksanlýðýmýz var.)
Karun onu dinledi ve hak verdi Ýblis’e.
Dedi ki: (Ne yapmamýz lazýmdýr öyle ise?)
Ýblis de, (Ýnsanlara karýþmak lazým) deyip,
Daðdan köye indirdi Karun’u ikna edip.
Baþladýlar taate bir yere kapanarak.
Yemek getirirlerdi onlara her gün o halk.
Bir müddet böyle devam edip taatlerine,
Sonunda þöyle dedi Karun’a Ýblis yine:
(Ey Karun, baþkalarý getirip biz yiyoruz.
Sanki böyle yapmakla iyi mi ediyoruz?
Baþkasýna yük olmak, iyi deðil bu dinde.
Böyle taat, makbul da olmaz Allah indinde.)
Karun yine hak verip, dedi ki: (Ýyi, a’la.
Öyleyse ne yapmamýz icab eder pekala?)
Dedi: (Cuma günleri, çalýþýp kazanalým.
Diðer günlerde ise, hep ibadet yapalým.)
O günden itibaren artýk öyle yaptýlar.
Ýblis, bir müddet sonra Karun’a geldi tekrar.
Dedi: (Böyle yapmakla iyi mi yapýyoruz?
Kimseye bir iyilik, yardým yapamýyoruz.)
Karun dedi: (Öyleyse, ne yapmak icab eder?)
Dedi: (Bir gün çalýþýp, bir gün ibadet yeter.
Böylelikle daha çok kazanýrýz bol para.
Yardýmda bulunuruz, fakir ve muhtaçlara.)
Karun, bu fikri dahi münasib buldu gayet.
Para kazanmak için, eyledi sa’y-ü gayret.
|