Sa'd bin Ebi Vakkas, hazret-i Talha, Zübeyr,
Allah arslaný Ali ve Mus'ab ibni Umeyr,
Geçilmez birer kale olmuþlardý her biri.
Ýslam’ý yüceltmekti yegane gayeleri.
Peygamber-i ziþân da, çarpýþýyordu bizzat,
Hücum üstüne hücum yapýyordu her saat.
Ve hatta Resulullah, saflarýn en önünde,
Düþmanla, tek baþýna çarpýþýrdý o günde.
Küffârýn tek gayesi vardý ki Uhud günü.
O da, öldürmek idi Allah’ýn Resulünü.
Onu korumak için, Eshab da o aralýk,
Görülmemiþ þekilde yaptýlar fedakârlýk.
Halka teþkil ettiler Resulün etrafýnda.
Karþýlýk verirlerdi her hücuma anýnda.
Ona gelen ok, kýlýç ve mýzraklara, her an,
Bizzat vücutlarýyla oldular birer kalkan.
Ona gelmesin diye, en ufacýk bir zarar,
Hep Onun etrafýnda oldular etten duvar.
Çoðu, Onun önünde, ok ve kýlýç yiyerek,
Tek tek þehid düþtüler, takatlarý biterek.
Zübeyr bin Avvam idi onlardan birisi de.
Allah için ölmekti onun tek gayesi de.
Uhud günü, öyle çok yaptý ki kahramanlýk,
Kalmadý vücudunda bir yer, yara almadýk.
Eshabdan Abdullah bin Amr þehid oldu o an.
Þehadet þerbetini, ilk o içti Eshabdan.
Sahabe, onun þehid olduðunu görünce,
Herbiri, birer arslan kesildiler hemence.
Ebu Ubeyde idi, biri o arslanlardan.
Korudu vücuduyla Resulü her zarardan.
Öyle çok gösterdi ki bu harpte kahramanlýk,
Daha ziyadesine, yetmedi gücü artýk.
Düþmanýn hücumundan korumak için o gün,
Dönerek savaþýrdý, etrafýnda Resulün.
Kâfir Ýbni Kamia, kýlýcýný kaldýrýp,
Resulün nur yüzüne, vurdu birden saldýrýp.
Lakin çarptý kýlýcý, yüzündeki zýrhýna.
Saplandý demir halka, mübarek yanaðýna.
Ebu Ubeyde gelip, çýkardý diþleriyle.
Lakin iki diþi de, çýktý o halka ile.
Hazret-i Ali der ki: O gün, Uhud harbinde,
Onaltý darbe yedim, yere düþtüm birinde.
O sýrada, nur yüzlü biri tuttu kolumdan.
Kaldýrýp söyledi ki: (Saldýr, kalma yolundan!)
Allah’ýn Resulüne arz edince bu hali,
Buyurdu ki: (O kiþi Cebrail'di ya Ali!)
Utbe bin Ebi Vakkas, Allah’ýn Resulüne,
Attýðý taþýn biri, çarpýnca nur yüzüne,
Þehid oldu bir diþi, Resul-i müctebanýn.
Mübarek kaný akýp, düþmeye oldu yakýn.
Lakin ondan, tek damla henüz yere düþmeden,
Cibril aleyhisselam yetiþip tuttu hemen.
Dedi: (Bir damla kanýn, düþseydi bu topraða,
Yeryüzünde tek bir ot, bitmezdi artýk daha.)
|