Mekke'nin civarýnda, bir kurt, acýktýðýndan,
Hýzla kovalýyordu bir geyiði ardýndan.
Kâfirlerin yanýndan geçiyorken, bir ara,
Dile gelip þöylece hitab etti onlara:
(Ey Kureyþ kâfirleri, yazýklar olsun size.
Niçin inanmazsýnýz siz Peygamberinize?
O, ebedi Cennete çaðýrýrken sizleri,
Siz inkâr edersiniz böyle bir Peygamberi.)
Yine Eshabdan biri, anlatýr ki þöylece:
Bir gün evde dururdum, iman etmeden önce.
Her gün tapýndýðýmýz bir putumuz vardý ki,
Konuþmaya baþladý o birden insan gibi
Hem de gayet fasih ve belið konuþuyordu.
Ve Resulü metheden þiirler söylüyordu.
Ben, þaþkýnlýk içinde düþünürken, o anda,
Bu sefer bir kuþ gelip, eyledi þöyle nida:
(Ey Abbas, sen bu iþe çok hayret ediyorsun.
Ama kendi haline, neden þaþýrmýyorsun?
Ahir zaman Nebisi, o hazret-i Muhammed,
Ýnsanlýðý, Ýslam’a ediyor þimdi davet.
Davetine koþarken herkes o Peygamberin,
Ne garip ki, bu iþten yoktur senin haberin.)
Kuþtan da bu sözleri iþitince, nihayet,
Çok þükür bana dahi nasib oldu hidayet.
Derhal Resulullahýn gidip hanelerine,
Ben dahi þereflendim, girmek ile bu dine.
Ebu Hüreyre dahi, der ki: (Medine'de, biz,
Kimsenin bostanýna giremezdik izinsiz.
Zira her bir bostanda, bir deve duruyordu.
Yabancý biri girse, ona saldýrýyordu.
Bir gün girdi Resul de, birinin bostanýna.
Lakin onun devesi, saldýrmadý hiç Ona.
Hatta önüne gelip, burnunu yere koydu.
Ve Onun huzurunda, hürmet ile oturdu.
Resulullah, devenin yularýný, boynuna,
Atarak, daha sonra buyurdular ki ona:
(Yerlerde ve göklerde hiçbir þey yok ki zinhar,
Peygamber olduðumu bilmeyip, etsin inkâr.
Yalnýz insan ve cinden, bazýsý müstesnadýr.
Zira onlar içinde, inanmayanlar vardýr.)
Daha sonra, devenin sahibine dönerek,
Buyurdu ki: (Bu senden, þikayet ediyor pek.
Ona, öteden beri hep zor iþler vermiþsin.
Üstelik kendisine, pek az yem yedirmiþsin.
Kesmek istiyormuþsun þimdi de bu deveyi.
Ey kiþi, doðru mudur onun bana dediði?)
Adam, hayret ederek olmuþtu hem bi-huzur.
Dedi: (Ya Resulallah, evet, bunlar doðrudur.)
O zaman Resulullah buyurdu ki: (Ey kimse!
Madem doðru söylüyor, kesme onu öyleyse.)
|