İmanlı altı yiğit, Dokyanus'tan korkmadan,
Hakikati söyleyip, dönmediler imandan.
Dokyanus da anlayıp dinde kuvvetlerini,
Sinirlenip, orada söktü rütbelerini.
Dedi: (PutperestliÄŸi kabul etmez iseniz,
Size hayat hakkı yok, ölümdür neticeniz.
Lakin henüz gençsiniz, size, üç gün mühlet var.
İyice düÅŸünün de, öyle verin bir karar.
EÄŸer istiyorsanız ölümden kurtulmayı,
Kabul edeceksiniz bu putlara tapmayı.
Kurtulmak mı, ölmek mi, buna siz karar verin.
Ve son kararınızı, gelip bana bildirin.)
Dokyanus bu gençlere üç gün mühlet verince,
MüÅŸavere ettiler toplanıp bunu gece.
Ve karar verdiler ki nihayet onlar ÅŸuna:
(Hicret edip çıkalım bu diyarın dışına.)
Her biri, evlerinden azık için bir miktar,
Para alıp, gizlice ettiler dağa firar.
Kaçarken bir çobana rastladılar o ara.
O dahi iman edip, tâbi oldu onlara.
Altı iken, bu defa yedi kişi oldular.
Dinlenip, beraberce o yola koyuldular.
Lakin çoban gidince sürüsünün başından,
(Kıtmir) adlı köpeÄŸi, koÅŸtu arkalarından.
Geri döndürmek için uÄŸraÅŸtılar ise de,
Mani olamadılar, koşup geldi yine de.
Onlar istemiyordu gelmesini onun da.
Ve lakin dile geldi o köpek en sonunda.
Dedi: (Benden korkmayın, gelmeme verin izin.
Zira ben dostunuzum Rabbimizin ve sizin.
Sizlere zarar deÄŸil, fayda gelir hem benden.
Ben bekçilik yaparım, siz orada uyurken.)
O daÄŸa yaklaşınca, çoban dönüp onlara,
Dedi: (Ben biliyorum bu daÄŸda bir maÄŸara.)
Gizlenmek gayesiyle, maÄŸaraya girdiler.
Ve Allah’a yalvarıp, ÅŸöyle dua ettiler:
(Ya Rab, bize rızık ve mağfiret ver katından.
Emniyet ihsan eyle küffârın zararından.)
Büyükleri Yemliha dedi: (Ey arkadaÅŸlar!
Bizler, sırf Allah için buraya ettik firar.
Din ve imanımızı, kâfirlerin ÅŸerrinden,
Korumak maksadiyle, hicret ettik ÅŸehirden.
Şimdi biz, mesken edip bu tenha mağarayı,
Taat yapıp analım Allahü teâlâyı.)
Lakin hepsi yorgundu, bir miktar uzandılar.
Ve Hakk'ın takdiriyle, hep uyuya kaldılar.
Dokyanus, üç gün sonra sual etti gençleri.
Dediler ki: (Habersiz terk ettiler bu ÅŸehri.)
Hemen babalarını çağırıp etti tehdit.
Dedi: (Bulun onları, geçmeden fazla vakit!)
Dediler: (Onlar bizden, biraz para aldılar.
Sonra, şu dağa doğru gizlice yollandılar.)
O zalim, gelip buldu o dağ mağarasını.
Ve muhkem bir şekilde kapattırdı ağzını.
Maksadı ÅŸu idi ki, hiç çıkamasınlar da,
Neticede açlıktan ölsünler hep orada.
Lakin bilmiyordu ki ÅŸu gerçeÄŸi o ahmak,
Onları, her zarardan korurdu cenâb-ı Hak.
|