Beni İsrail için gelen Hakk'ın Nebisi.
Hazreti İbrahim’e dayanır sülalesi.
Milattan bin yıl önce teÅŸrif etti dünyaya.
Yüz yaşında, Kudüs’te göçtü dar-ı bekaya.
Musa Nebi’den sonra, İsrail oÄŸulları,
Zamanla doÄŸru yoldan ayrıldı pek çokları.
Hak teâlâ lütfedip, gönderdi çok Nebiler.
Lakin beni İsrail, yine dinlemediler.
Amalika namiyle bir kavim vardı yine.
Musallat etti Allah, onların üzerine.
Calut nam biriydi ki, o kavmin hükümdarı,
Askeriyle saldırıp, mağlub etti onları.
Hem beni İsrail’in korumasında olan,
Ve içinde, mukaddes emanetler bulunan,
Tabut denen kıymetli sandığı da aldılar.
İsrail oÄŸulları çok periÅŸan oldular.
Zira o kutsal olan Tabut’u, Hak teâlâ,
Âdem Peygamberine göndermiÅŸti evvela.
Sair peygamberlerden dolaşıp bu emanet,
Musa Nebi’ye kadar gelmiÅŸti en nihayet.
O da, mühim ÅŸeyleri ve Tevrat-ı ÅŸerifi,
Bunda sakladığından, pek çok idi ÅŸerefi.
İsrail oğulları, Tabut elden gidince,
Rahatları bozulup, üzüldüler bir nice.
Gelip, Nebilerine müracaat eylediler.
Başlarına, kudretli bir melik istediler.
Hak teâlâ vahyedip zamanın Nebisine,
Talut nam bir kimseyi melik kıldı hepsine.
Lakin beğenmediler onu beni İsrail.
Dediler: (İçimizde en kuvvetli o deÄŸil.)
Takviye etmek için Hak teâlâ Talut’u,
Calut’un elindeki o mukaddes Tabut’u,
Getirtti meleklerle Talut’un hanesine.
Görüp, itimatları çoÄŸaldı kendisine.
Dediler: (Ne kudretli hükümdar ki bu Talut,
Şimdi onun yanında bulunuyor o Tabut.)
Talut, önce orduyu soktu harp düzenine.
Yürüdü cihad için Calut’un üzerine.
Seksenbin kiÅŸi vardı Talut’un ordusunda.
Kudüs’ten ayrılarak, gelip kondu bir suda.
Mevsim pek sıcak olup, ihtiyaç çoktu suya.
Lakin Talut, ÅŸöyle bir emir verdi orduya:
(Kim doyuncaya kadar içerse iÅŸbu sudan,
bilsin ki, o deÄŸildir Talut’un ordusundan.
Her kim içmez ve yahut içerse tek bir avuç,
O, benim askerimdir, bu kadar sayılmaz suç.)
O seksenbin kiÅŸiden, üçyüzonüç halis er,
Talut’un bu emrine ittiba eylediler.
DiÄŸerleri su içip, oldular hep periÅŸan.
Üçyüzonüç er ise, kazandı kıymet ve ÅŸan.
Talut dahi alarak, bu üçyüzonüç eri,
Calut’la savaÅŸ için, derhal geçti o nehri.
Nihayet iki ordu, karşılıklı geldiler.
Bir yanda koca ordu, bir yanda bir avuç er.
Talut’un üçyüzonüç kiÅŸilik ordusunda,
Genç bir yiÄŸit vardı ki, hem de Davud adında,
Hem babası ve hem de onüç biraderiyle,
GelmiÅŸ idi Calut’u öldürmek gayesiyle.
|