Hazret-i Sıddık ile, o gece Resulullah,
Karanlık maÄŸarada ettiler o gün sabah.
Resulullah, Sıddık’ı gördü sabah gömleksiz.
Hemen sual etti ki: (Nerede gömleÄŸiniz?)
Dedi: (Ya Resulallah, gördüm ki maÄŸarada,
Akrepler ve yılanlar geziyordu ortada.
Beni görüp, kaçtılar hepsi deliklerine.
GömleÄŸimi yırtarak, tıkadım herbirine.)
Allah’ın Sevgilisi, bunu ondan dinledi.
Ellerini kaldırıp, hayır dua eyledi.
Sıddık’ın ayağını ısırınca o yılan,
Resulullah buyurdu: (Ayağını çek ordan!)
Hazret-i Ebu Bekir, çekince ayağını,
Hemen delik aÄŸzında, gördüler o yılanı.
Koca bir yılan idi, çok heybetli ve iri.
Azarladı yılanı Allah’ın Peygamberi:
(Ey yılan, korkmaz mısın âlemlerin Rabbinden?
Hem de utanmaz mısın Onun Peygamberinden?
Eziyet ediyorsun benim arkadaşıma.
Izdırap veriyorsun, bu yar ve yoldaşıma.)
Yılan, dile geldi ve dedi: (Ya Resulallah!
Sen, bütün varlıkların Peygamberisin vallah.
Sana aşık olanlar, değil yalnız insanlar.
Aşıktır sana kuşlar, karıncalar, yılanlar.
Önceden biliyordum ben geleceÄŸinizi.
Ve en büyük arzum da, görmekti bir an sizi.
Bu sıkıntılı yerde, gece gündüz demedim.
Senelerdir, sabırla yolunuzu bekledim.
Girdiniz güneÅŸ gibi karanlık maÄŸaraya.
Sıddık mani olunca, kalmadı bende hayâ.
Yüzünü görmek için, bu suçu iÅŸledim ben.
Özrümü kabul edip, affedin beni lütfen.)
Yılanın bu özrünü, kabul buyurdu o an.
Sürdü hemen yaraya, biraz ağız suyundan.
Hazret-i Ebu Bekir, oldu hemen ÅŸifayab.
Kalmadı yarasında bir acı ve ızdırap.
O ara müÅŸrikler de, iz takip ede ede,
Gelip karar kıldılar, maÄŸaranın önünde.
Ve lakin görür görmez, bir örümcek ağını,
Ve bir güvercinin de, hem yuva yaptığını,
Dediler: (EÄŸer onlar girselerdi bu yere,
Ağ yırtılır, hem yuva bozulurdu bir kere.)
Ve hemen iz sürücü Ebu Kürz’e döndüler.
(Sen izleri böyle mi sürüyorsun?) dediler.
Dedi: (İzler geliyor işte bu mağaraya.
Ya yere girdi bunlar, ya uçtular havaya.)
Bir tanesi dedi ki: (Öyle ise, biriniz,
MaÄŸaranın içine girip göz gezdiriniz.)
Bir başkası dedi ki: (Hadi gidin oradan.
Bu aÄŸ belki örülmüÅŸ, ta Muhammed doÄŸmadan.)
Onlar, kapı önünde konuÅŸurken bu minval,
Hazret-i Ebu Bekir, endiÅŸe etti derhal.
Dedi: (Ya Resulallah, onlardan bir tanesi,
EÄŸilip bakmış olsa, burada görür bizi.)
Resulullah buyurdu: (Korkma ya Eba Bekir!
Korkma ki, Hak teâlâ bizimle beraberdir.)
|