Peygamber efendimiz, bir defin esnasında,
Hazır bulunuyordu Baki kabristanında.
O sırada, uzaktan bir kurt geldi koşarak.
Korkuya kapıldılar Eshab telaşlanarak.
Lakin Resulullahın, bu hadise anında,
DeÄŸiÅŸiklik olmadı sükun ve vakarında.
Ve hatta Eshabına buyurdu ki o zaman:
(Korkmayın, elçiliÄŸe gelir bize o hayvan.)
Hakikaten kurt gelip, edep ile yaklaştı.
Ve Peygamberimize derdini ÅŸöyle açtı:
Dedi: (Ya Resulallah, bugün vahÅŸi hayvanlar,
Medine haricinde bir yerde toplandılar.
Ve beni, elçiliÄŸe gönderdiler ki size,
Emir buyurasınız kendi ümmetinize.
Ki, bize rızk için, bir ÅŸey tayin etsinler.
VahÅŸi hayvanlar dahi, onlarla yetinsinler.
Biz, o tayin olunan hayvanları yiyelim.
Daha baÅŸkalarına, artık göz dikmeyelim.)
Peygamber efendimiz, (Ne diyorsunuz?) diye,
Baktılar oradaki mevcut sahabilere.
Teslimiyet içinde, onlar sükut ettiler.
Bu hususta bir fikir beyan eylemediler.
Lakin Peygamberimiz, onlara bakıp tekrar,
(Sizler de fikrinizi söyleyin) buyurdular.
O zaman bir tanesi, fikrini eyledi arz.
Dedi: (Ya Resulallah, zekat, bize oldu farz.
Biz ancak, zekat için hayvan verebiliriz.
Bir hayvan da onlara vermeye yok gücümüz.)
Resulullah o zaman, kurda dönüp yüzünü,
Buyurdu ki: (Duydun mu Eshabımın sözünü?)
Kurt ÅŸöyle arz etti ki: (Ama, beni hayvanlar,
Eshabına değil de, zatına yolladılar.)
O zaman buyurdu ki: (Diyorum ben de öyle.
Daha baÅŸka arzunuz var ise, onu söyle.)
Kurt ÅŸöyle arz etti ki: (Bir arzumuz daha var.
Åžunu demek ister ki size vahÅŸi hayvanlar:
Biz her gün, bir hayvanı parçalar, onu yeriz.
İnsanların hoşuna gitmez bu fiilimiz.
Bunun için, senin ve Eshabının, bizlere,
Beddua etmesinden korkudayız bu kere.)
O merhamet deryası, Peygamber efendimiz,
Buyurdu ki: (Korkmayın ve müsterih olun siz.
Çünkü size ulaÅŸan günlük nasibinizden,
Ötürü, bir beddua eriÅŸmez size bizden.)
Kurt bunu iÅŸitince, dedi: (Elhamdülillah!
Sizin bedduanızdan korudu bizi Allah.
EÄŸer bedduanıza olsa idik müstehak,
Bütün vahÅŸi hayvanlar, olurduk cümle helak.)
Müsaade isteyerek sonra Resulullahtan,
Ayrılıp, sevinç ile uzaklaÅŸtı oradan.
|