Uhud harbi kızıştığı zamanda, birer aslan kesilmişti sahabiler.
Hele hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”, ekin biçer gibi biçiyordu kâfirleri.
Bir ara küffârdan, bütün vücudu zırhlarla kaplı biri çıkıp bütün hiddetiyle bağırdı:
- Ey Müslümanlaar! Karşıma er istiyorum!
Efendimiz aleyhisselam, bu kâfire karşı birini aradı eshabı arasında.
Allah’ın aslanını görünce seslendi hemen:
- Ya Ali, çık ÅŸunun karşısına!
Hazret-i Ali;
- BaÅŸ üstüne ya Resulallah! dedi.
Aslan gibi gidip, dikildi kâfirin karşısına.
Ve hiç fırsat vermeden kılıcını kaldırıp ÅŸiddetle çaldı.
MüÅŸrikin çelik zırhı kağıt gibi parçalanmış, kendiyse kanlar içinde cansız yere yıkılmıştı.
Tekbir sedaları yükseldi gökyüzüne.
- Allahü ekber! Allahü ekber!
Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”, bu cenkte onaltı darbe almış ve yere düÅŸmüÅŸtü bir ara.
O esnada yanına tanımadığı biri gelip seslendi:
- Kalk ya Ali, saldır şunlara!
Kalkıp kaçırttı müÅŸrikleri.
Harpten sonra sordu Efendimiz aleyhisselama:
- O zat kimdi ya Resulallah?
- Cebraildi ya Ali!
Tek gayeleri vardı
Yine Uhud harbinde, bir ara karışmıştı ortalık.
Efendimiz aleyhisselamın yanında eshabtan birkaç kiÅŸi kalmıştı yalnız.
Onları da müÅŸrikler ablukaya alıp, gittikçe daralttılar çemberi.
Kâfirlerin tek bir gayesi vardı o gün:
Resulullahı öldürmek.
Lakin mücahitler, Onun etrafında, etten duvar oluÅŸturmuÅŸlardı adeta.
Ona gelen hücumlara, bedenleriyle siper oluyor, uÄŸrunda can verip, ÅŸehit oluyorlardı birer birer.
Ya Ali, hücum et ÅŸunlara!
Buna raÄŸmen müÅŸrikler yine fırsatını bulup Efendimiz aleyhisselama iyice yaklaÅŸmışlardı ki, Resulullah hazret-i Ali’yi görüp seslendiler:
- Ya Ali, hücum et ÅŸunlara!
Hazret-i Ali aslan gibi kükreyerek saldırıya geçti.
MüÅŸrikler, kaçışıp zor kurtardılar canlarını.
Ancak kılıcı kırılmıştı.
KoÅŸtu hemen Efendimiz aleyhisselama:
- Kılıcım kırıldı ya Resulallah.
O Server, Zülfikârı uzattılar ona.
- Al, bununla savaÅŸ!
Zülfikârı alıp, kaçırttı düÅŸmanı.
Lakin az sonra yine Resulullaha hücuma geçtiler.
Efendimiz aleyhisselam yine seslendiler ona:
- Ya Ali, bunları def et benden!
Zülfikârı çekip dağıttı küffârı.
Cebrail aleyhisselam, o gün, Onun bu insanüstü gayretini görüp geldi Efendimiz aleyhisselama.
Onu ve kılıcını;
- YiÄŸitlerden Ali, kılıçlardan Zülfikâr!
diyerek metheyledi.
|