Ebu Abdullah Rodbari "rahmetullahi aleyh", Evliyanın büyüklerindendir.
BaÄŸdat’ta yaÅŸadı.
Kabr-i ÅŸerifi Sur ÅŸehrindedir.
Çok cömert bir zattı.
Maddi bir darlığa düÅŸen, ona koÅŸar, ihtiyacı kadar parayı alıp ferahlardı.
Bir gün, aldı oÄŸlunu yanına, dışarı çıktı.
Para kesesi oÄŸlunun elindeydi.
Rastladığı fakirlere ÅŸöyle bir bakar, bazısı için;
- “Buna iki dirhem ver!” der,
bazısı için de;
“Üç dirhem ver!” diye emrederdi.
OÄŸlu da verirdi.
Az sonra bir delikanlıya rastladılar.
Ancak “Zengin” bir görünüÅŸü vardı gencin.
Buna raÄŸmen;
- “Buna yüz dirhem ver!” buyurdu.
Oğlu şaşırdı tabii.
Zira o ana kadar beÅŸ dirhemden fazla vermemiÅŸlerdi kimseye.
Üstelik fakir de deÄŸildi bu genç.
SaÄŸlamdı ve çalışabilirdi de.
Bunu çok merak ettiyse de sormaya utandı babasından.
Ancak babası anlamıştı onun merak ettiğini.
Sevgiyle baktı ona:
- Merak mı ettin oğul?
- Evet baba, mazur gör.
- Dinle oÄŸul, önceki fakirler, kendileri için aldılar o paraları. Onun için onlara ihtiyaçları kadar verdik.
Çocuk sordu hemen:
- O genç ne için aldı babacığım?
- O muhtaç deÄŸildi. Bizden aldığını fakirlere dağıtacaktı. Åžimdi anladın mı?
- Anladım babacığım.
Helal lokma yiyin!
Bir gün de;
- Hocam, ibadet yapmanın kolay gelmesi için ne yapmalı? diye sordular bu zata.
Cevap olarak;
- Helal lokma yiyenin ibadet yapması kolaylaşır, buyurdu.
Sordular:
- Ya haram yenirse efendim?
- Haram yiyen, harama meyleder. İbadet zor gelir onlara.
Dünyadan sakınınız?
Bir genç de bu zata;
- Efendim, “Dünyadan sakınınız!” diye okuyoruz kitaplarda. Bu ne demektir? diye sordu
Cevabında;
- Burada anlatılmak istenen, bildiÄŸimiz bu dünya deÄŸil, buyurdu. Burada sakınmamız gereken “Dünya”dan maksat, Allahü teâlânın beÄŸenmediÄŸi ÅŸeyler, yani “Haram” ve “Mekruhlar”dır.
|