Türkistan’ın büyük Velilerinden Seyyid Ata hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün komÅŸu bir gence;
- Ey akıllı oÄŸlum! Haramların süsüne, yaldızına sakın aldanma ve çabuk geçen, tükenen lezzetlerine kapılma! buyurdu. Bütün hareketlerinin, İslamiyet’e uygun olmasına çok dikkat et! Onun ışıkları altında yaÅŸamaya çalış!
Delikanlı sordu:
- En önce ne yapmalıyım efendim?
- Her ÅŸeyden önce, “Ehl-i sünnet alimleri”nin bildirdiÄŸi iman ve itikadı iyi öÄŸrenmeli ve imanını buna göre düzeltmelisin oÄŸlum.
- Sonra efendim?
- Sonra, fıkıh bilgisini öÄŸrenip, farzları yapmaya sarılmalı, helale, harama dikkat etmelisin. Farzların yanında, nafile ibadetlerin hiç kıymeti yoktur.
Genç adam merak etti.
- Hiç mi kıymeti yoktur?
-Evet. Deniz yanında damla bile deÄŸildir. Buna raÄŸmen bazı Müslümanlar, farzları bırakıp, nafile ibadetlere sarılıyor ki, hiç doÄŸru deÄŸil.
- Nasıl mesela hocam?
- Mesela kadın erkek karışık olarak mevlid okutmaya, cami yapmaya, sadaka ve hayrat yapmaya önem verip, farzları, mesela “beÅŸ vakit namaz” kılmayı, Ramazan’da oruç tutmayı, zekat ve uÅŸur vermeyi, borç ödemeyi, helalı, haramları öÄŸrenmeyi hafif ve önemsiz görüyorlar.
Ben çok günahkârım
Bir gün de gencin biri gelip sordu bu zata:
- Hocam, ben çok günahkâr biriyim. Ne tavsiye edersiniz?
Buyurdu ki:
- Günah iÅŸleyince, hemen tövbe et evladım. Tövbeyi geciktirme sakın!
- Tövbe edince Allah affeder mi efendim?
- Elbette. Günahına tövbe eden, hiç günah iÅŸlememiÅŸ gibidir.
- BaÅŸka tavsiyeniz hocam?
- Bir iÅŸi yapacağın zaman kalbine bak. EÄŸer kalbin sıkılıyor ve çarpıntı oluyorsa, yapma o iÅŸi!
- Neden hocam?
- Çünkü günahtır o iÅŸ. Müminin kalbi, günah olan iÅŸlerde sıkılır ve hızlı çarpar.
|