Gönül Sultanları.com >  1001 Güzel Menkîbe > Hastalıkta şifa vardır > Hızır’ı bir görsem
Hızır’ı bir görsem
Abdürrahim Tırsi hazretlerinin "rahmetullahi aleyh" bir arzusu vardı gençliğinde.
Hızır aleyhisselamı görmek.
“Onu bir görebilsem” diye sızlanır dururdu.

Hocası Eşrefzade Rumi hazretleri "rahmetullahi aleyh" biliyordu onun bu arzusunu.

Bir gün, çağırdı onu yanına:
- Abdürrahim!
- Buyurun efendim.

- Pazara git de biraz elma al bize.
- Baş üstüne hocam.

Sepetini koluna takıp düştü yola.
Elmayı alıp dönerken, yanına bir derviş sokuldu:
- Ey genç, ne var sepetinde?

Abdürrahim;
- “Elma var” deyip, açtı sepetini.

Derviş, bir tek elma alıp devam etti yoluna.

Genç Abdürrahim, buna bir mana veremedi.
Dergaha varıp, koydu elma sepetini hocasının önüne.

Eşrefzade Rumi hazretleri, sepete şöyle bir nazar edip döndü Abdürrahim’e:
- Bu elmaların biri eksik evladım.

Hatırladı yolda olanı:
- Evet efendim, yolda bir derviş rastladı, o aldı elmanın birini.
- Niçin yapışmadın eteğine?

Abdürrahim’in kalbine bir ateş düştü o anda.
“Yoksa o Hızır mıydı?” diye düşünürken, hocası tebessüm ederek baktı kendisine:
- Evet ya, o gördüğün Hızır idi. “Görsem görsem” derdin de, “Bilsem” demezdin. İşte gördün, ama bilemedin.

Genç Abdürrahim, o günden sonra;
- “Görsem ve bilsem” diye dua eder oldu artık.

Eşrefoğlu Rumi hazretleri yine çağırdı onu bir gün.
- Abdürrahim!
- Emredin hocam.

- Sen bu gece yaylaya git, geceyi orada geçir!
- Baş üstüne efendim, dedi.

Ve gitti o gece yaylaya.
Sepetinden elma alan zat da oradaydı.

Hemen yapıştı ellerine.
Ve yalvardı:
- Bana dua edin efendim!

Hızır aleyhisselâm;
- Ey Abdürrahim! Hizmetinde olduğun zatın kıymetini bil. Onun duasını almaya bak, buyurdu.

Ve kayboldu gözden.


Müminin alameti

Abdürrahim Tırsi hazretleri, bir gün talebesiyle sohbet ediyordu.

Ancak talebeden birinin suratı asıktı nedense.
Bu hâl, dikkatini çekti.

Mevzuyu değiştirip buyurdu ki:
- Müminin alameti “Güler yüz”dür çocuklar. Münafığın alametiyse “Çatık kaş” ve “Asık surat”tır. Elhamdülillah biz hepimiz mümin olduğumuza göre asık surat yakışmaz bize.

Sonra belli etmeden baktı o talebeye.
O asık suratı gitmişti.
Tatlı tatlı tebessüm ediyordu.

www.gonulsultanlari.com